8 Mart Dünya Kadınlar Günü, aslında 1800’lü yıllarda tekstil fabrikasında çıkan bir yangına dayanıyor.
Bir tekstil fabrikasında başlattıkları grevde çıkan yangında 129 kadın hayatını kaybeder.
Bu feci olayın tarihi 8 Mart 1857’ydi.
40 bin kadın işçi, ABD’nin New York kentinde, bir dokuma fabrikasında greve başlar.
Onun için bir kutlama günü değil, sorunları gündeme getirme, tepkileri ortaya koyma günüdür.
***
Kadının olduğu her yer zaten özeldir.
Bunun için özel bir güne gerek yok.
Ayrıcalık değil; zaten her insan eşit…
Bir imtiyaz değil; zaten erkeklerden üstünler.
Buna böyle bakıp, kadınlarımıza değer vermeliyiz.
***
Her yıl 8 Martta kadına şiddeti, cinayeti konuşmak istemiyoruz.
Toplum değişmediği sürece bu asla değişmeyecektir; biliyoruz.
Bunu değiştirmek bizim elimizde.
Bu gücümüzü kullanmamız lazım.
Toplumdaki şiddeti azaltmamız lazım.
***
Her şey ailede başlıyor…
Vicdanlı çocuklar yetiştirmekten geçiyor.
Bilinçli ve güçlü annelerimizle bunu başarabiliriz.
Evde geçim derdi ile mücadele eden bir kadın, çocuğuna ne kadar kaliteli eğitim verebilir.
Yaşam standartlarımız yükselmeli…
Herkes, en iyi koşullarda yaşama hakkına sahiptir.
***
Toplumdaki şiddet azalırsa, o zaman daha güzel bir ortamda yaşayabiliriz.
Ekonomik olarak güçlenirsek, geçim derdi biterse aile içi sorunlarda azalır.
Şiddetli geçimsizlik, fiziki ve sözlü şiddet ile bitmesin.
Serkan TULTAK
08.03.2024 serkantultak@gmail.com