SERKAN TULTAK
SERKAN  TULTAK
ulku@radyoulku.com
POLİS AMCA
  • 13 Aralık 2023 Çarşamba
  • +
  • -

Bu memleketin yakından tanıdığı Halil Öz, artık bir Polis Amca.

Uzun yıllardır yaptığı mesleğine bir süre ara vermiş, Devletin farklı birimlerinde görev yapmıştı.

Emekliliğine gün sayarken, tekrar üniformasını giymenin heyecanını yaşıyor.

Tabi onu çok farklı yönleri ile de tanıyoruz.

Dokunmadığı yürek, gitmediği yol kalmadı.

Her gittiği yere umut taşıdı, mutluluk taşıdı.

Şimdi de çocukların, yardım bekleyenlerin Polis Amcası olarak ulaşıyor tüm kalplere.

Günlerden bir gün, çok değil geçen hafta…

Bir haber gelir ve bakın neler yaşanır…

Okuyacağınız satırlar bir hikaye değil, hayatın gerçek yüzüdür.

***

“İmkânsızlıklar iyilik yapmaya engel değildir.

Bazen bir tebessümle bir dünya bağışlarsınız.”

Yağmurlu bir günde Yağmur ile buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Yağmur ile bir ay önce tanışmıştık.

Yağmur, 5 yaşlarında, çok sevimli, bıcır bıcır, dünya tatlısı bir kız çocuğu.

Önce biraz ürkek davrandı ama sonra alıştı bize.

Orada kaldığımız süre boyunca yanımızdan ayrılmadı.

Yağmur’u, abisi Berat sayesinde tanıdık.

Berat, dezavantajlı olarak dünyaya gelmiş bir çocuktu ve yürüyemiyordu.

Berat’ın ve ailesinin hayatını biraz kolaylaştırmak için bir akülü araba hediye etmiştik.

Bu esnada Yağmur’un oyuncak arabasını gördük.

Direksiyonu yok, tekerleri parçalanmış, tabiri caizse hurdaya çıkmış bir oyuncak araba.

Babası tahtadan bir direksiyon yapmış, elinden geldiği kadar.

Yağmur’da ne yapsın, idare etmeye çalışıyor.

Biz, ailede başka çocukların da olabileceğini düşünerek ufak tefek oyuncaklar bulunduruyoruz yanımızda ama böyle bir oyuncak yoktu maalesef yanımızda.

Yağmur’a sadece bebek hediye etmiştik.

Biz akülü sandalyeyi verip ayrılırken Yağmur biraz hüzünlüydü.

“Benim arabam çok eski, ben de araba istiyorum” der gibi baktı yüzümüze.

Akşam evde otururken Berat’tan mesaj geldi.

Yağmur’un arabasının fotoğrafını atmış.

Ses kaydında, “Halil amca, Yağmur’un arabası çok eski, Yağmur da araba istiyor” diyordu.

Ses kaydını eşime ve kızlarıma dinlettim.

3 yaşında bir oğlu olan büyük kızım Ayşe Sena; anne olmanın verdiği içgüdü ile “Baba bu oyuncak arabayı ben hemen alabilirim, sen gidip teslim edebilir misin” dediğinde duygulanmamak elde değildi…

Öğle arası hemen oyuncak arabayı aldık.

Polis otosu ile Yağmur’un mahallesine gidiyorduk. Yağmur’a uğradık. Yağmur’u arabamızın yanına çağırdığımızda biraz korktu tabi.

Sonuçta polis otosuydu. Arabanın kapısını açtığımızda o çok istediği arabayı gördüğünde yüz ifadesi birden değişti.

Ürkek ürkek gülümseyerek annesine bakıp sevincini annesiyle paylaştı.

Biz arabayı hemen indirdik, paketini açtık Yağmur’u bindirdik arabasına…

Yağmur çok mutlu oldu.

Kızımın hediyesini Yağmur’a ulaştırmıştım.

Kızım da çok mutlu olmuştu.

Samimiyetle söylüyorum, kendimi daha önce bu kadar mutlu ve huzurlu hissettim mi bilmiyorum…

Mutlu olmanın en kolay yolunun çevremizdeki insanları mutlu etmek olduğunu düşünüyorum.

Mesai saatinde olduğumuz için hemen iş yerimize dönmek zorundaydık.

Yağmur’u öpüp “hayırlı olsun, güle güle kullan” dedikten sonra aileyle vedalaşıp işe döndük.

Berat ve Yağmur arabalarında el sallayarak bizi uğurladılar.

Berat ve Yağmur hoşça kalın; her şey gönlünüzce olsun, yağmur gibi hep bereketli olun inşallah…

***

Okuduğunuz satırlar bir romandan alıntı değil…

Hayatın kendisi…

Görmediğimiz, bilmediğimiz hayatlar.

Gündelik hayat telaşı yüzünden bazen göremediğimiz bazen de umursamadığımız hayatlar.

Bencilleştik, uzaklaştık.

Oysa ki ufak bir dokunuştu her şeyi değiştiren.

Neden hayatı kendimize bu kadar zor hale getiriyoruz.

Kaşlarınızı çatmaktan daha kolaydır tebessüm etmek.

Yaydığınız mutluluk bulaşıcıdır.

Bu bir hikaye değildi.

Hayatın gerçek yüzü idi.

Serkan TULTAK

13.12.2023 serkantultak@gmail.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

Yorumlara Kapalıdır