Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

“Biz bu yatırımın % 85’ini kredi ile %15’ini de kendi bütçemizden karşılayacağız”

“Biz bu yatırımın % 85’ini kredi ile %15’ini de kendi bütçemizden karşılayacağız”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Metro Projesi’nin sözleşme bedelinin 3 milyar 379 milyon 404 bin 875 TL olduğunu ifade ederek, “3 Ocak 2022 günü Mersin’in 100. kurtuluş yıl dönümünde temel atma töreni ile beraber inşaatı başlattık ve artık finansman bulma konusunda çok süratli hareket etmemiz lazım. Onun için de Meclisimizin huzuruna getirdik. Biz bu yatırımın % 85’ini kredi, % 15’ini de kendi bütçemizden karşılayacağız” dedi. Başkan Seçer, ekonomi ne kadar iyi olursa, kendisinin de o kadar rahat edeceğinden bahsederek, “Umut ediyorum, merkezi hükümet gerçekçi ekonomik politikalarla bu sürecin aşılmasına çare olur, çare bulur” dedi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 2022 yılı Ocak Ayı Meclis Toplantısı’nın 1. Birleşimi’nde, ‘Mezitli 3 Ocak Hafif Raylı Sistem Metro Hattının İnşaat ve Elektromekanik Sistemlerinin Temini, Montajı ve İşletmeye Alınması İşi’ projesi için 2 milyar 489.5 milyon liralık kredi temin edilmesi amacıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yetkilendirilmesi ile ilgili konu oy birliğiyle Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi.

“Sözleşme bedelimiz 3 milyar 987.7 milyon lira”

Başkan Seçer, metro inşaatının sözleşme bedeliyle ilgili bilgiler vererek, “KDV tutarı 608 milyon 292 bin lira. Toplam, KDV dâhil sözleşme bedelimiz 3 milyar 987 milyon 697 bin 752 TL 80 kuruş tam olarak. Biz, mevzuat gereği bu tutarın % 85’ini borçlanabiliyoruz, kredi alabiliyoruz. Bu rakam da 3 milyar 389 milyon 543 bin TL’ye tekabül ediyor. Bildiğiniz gibi Meclis kararıyla 16 Ağustos 2021 tarihinde alındı borçlanma yetkisi. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Strateji Daire Başkanlığı’ndan onaylandı. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda. En son oranın da onayıyla, imzasıyla biz borçlanma yapabileceğiz. Bize gelen bilgiler Ocak ayı içerisinde bunun çıkacağı yönünde. İnşallah öyle olur. Şimdi Ağustos’tan bu yana bakarsanız yaklaşık Ocak sonuna kadar 5,5 aylık bir sürede 900 milyon TL’lik iç borç ve dış borç olarak bu yetkiyi almıştık. Peki, niye 900’dü? Niye 1 değildi, 2 değildi, 3 değildi? Çünkü biz talebimizi iç ve dış borçlanma yapmıştık. İç borçlanma için bizim bir önceki yıla ait gelir miktarımızın yeniden değerlenmesi oranı ile ilintili bir hesaplama yapmamız gerekiyordu. Biz bunu iç borç olarak kullanabiliyorduk. Bizim geçen yıl 265 milyon lira bütçe denkliği için ayırdığımız payla beraber 1 milyar 165 milyon iç borç yapma mevzuat gereği hakkımız vardı” dedi.

“Biz bu yatırımın % 85’ini kredi ile %15’ini de kendi bütçemizden karşılayacağız”

1 milyar 165 milyondan 265 milyon bütçe denkliği için gerekli olan kısmı ayırdıklarını sözlerine ekleyen Seçer, “Kalan hakkımız 900 milyondu. Onu sizden talep ettik. Peki, şimdi ne istiyoruz? Biz 3 milyar 389 milyon 543 bin TL’ye şu an için borçlanma yapabileceğiz bu proje için. 900 milyonu düştükten sonra kalan 2 milyar 489 milyon 543 bin liralık borç yetki talebini dış borç kullanmak üzere dış borç olduğu için bu limit dışı kalıyor. Onun için bir sınırlama getirmemize gerek yok. Yine biz buradan yetkiyi alacağız. Yine Cumhurbaşkanlığı Strateji Daire Başkanlığı’na gidecek. Yine Hazine ve Maliye’ye gidecek. Bu bir sürecimizi alacak. Ve bildiğiniz gibi biz 3 Ocak 2022 günü Mersin’in 100. kurtuluş yıl dönümünde temel atma töreni ile beraber inşaatı başlattık ve artık finansman bulma konusunda çok süratli hareket etmemiz lazım. Onun için de Meclisimizin huzuruna getirdik. Biz bu yatırımın % 85’ini kredi ile %15’ini de kendi bütçemizden karşılayacağız” dedi.

“330 milyon avro tamamı, 26.6 milyon avro kilometresi”

Metro konusunda Meclis’te detaylı bilgiler veren Başkan Seçer, “Biz o gün 3 milyar 375 milyon TL’ye ihaleyi yaptık. Bunun avro karşılığı 13.4 kilometre düz hesap 330 milyon avroya ihaleyi yapmışız. Tutarı da 3 milyar 375 milyon TL. Bunu her kilometreyi maliyete bölerseniz demek ki biz o zaman 1 kilometresini 252 milyon TL’ye bunun avro karşılığı olarak da 24 milyon 626 bin avroya mal etmişiz. 330 milyon avro tamamı, 26.6 milyon avro kilometresi. Vagon hariç bunlar. Eksik imalat yok. Sadece vagon yok. Elektronik sistemi, betonarmesi, her şeyi var. Sadece vagon. Onu da niye ayırdık? Biz vagonu çok uygun fiyatlara ve uzun vadeye alabiliyoruz.  Dünyanın saygın markalarını alıyoruz, saygın firmalarından. Onun araştırmasını yaptık. Şimdi geldiğimiz noktada bugünkü avro kuruyla o gün 24 milyon 600 bin avro olan kilometre ihale tutarı 16 milyon avroya düşmüş. Buradan biz zararlı değiliz. Yalnız burada Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı yasal oranda da fiyat farklarına alacaklar belli kalemlerde. Bunu biliyorsunuz. Bazı kalemlerde alamayacaklar. Burada idarenin herhangi bir külfeti, zararı yok. O gün yapması daha avantajlı. Keşke daha önce yapsaymışız” diye konuştu.

“Biz kamuyuz, biz isteriz ki en güzel şartnameye uygun inşaatı yapalım”

Başkan Seçer, ödemelerin TL şeklinde olacağını da ifade ederek, “Daha 1 TL borçtan 1 kuruş faiz ödemedik. Almadık da, yetkiyi bekliyoruz. Ödemeler TL olacak. Avro ile işimiz yok bizim. Avroyu piyasalarla karşılaştırma açısından, test etmeniz açısından söylüyorum. Bizim yaptığımız ihale 3 milyar 375 milyon liradır. Artı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yasal çerçevede fiyat artışlarını da dâhil etmek koşuluyla. Herkes ihale şartlarına uyacak. Ben de uyuyacağım, yüklenici firma da uyacak. Yasalar ne diyorsa onu yapacağız. Ama bizim yaptığımız dönemle şimdi arasında ne fark var derseniz, şimdi biz bu fiyatlara bu ihaleyi yapamayız. İdarenin herhangi bir kaybı yok. Yani bir cümle kurmak istemiyorum hatta avantajlı bile diyebiliriz. Ama tabi biz işin zamanında, istediğimiz evsafta, yüklenici firma mağduriyeti yaşanmadan, iş probleme gitmeden bitmesini bekleriz. Kimseye tuzak kurup da, ucuza ihale yapıp da ondan sonra da inşaatı akamete uğratma gibi bir zihniyetimiz yok. Biz kamuyuz, biz isteriz ki en güzel şartnameye uygun inşaatı yapalım. Böyle olayların gelişmesini istemezdik” diye konuştu.

“Umut ediyorum merkezi hükümet gerçekçi ekonomik politikalarla bu sürecin aşılmasına çare bulur”

Ekonomi ne kadar iyi olursa, kendisinin de o kadar rahat edeceğinden bahseden Başkan Seçer, “Hükümet şu anda yatırımlar yapıyor değil mi? Yapıyor, hayat devam ediyor. Özel sektör yapıyor. Ama daha derli toplu, daha kontrollü yapıyor. Biz duramayız. Biz belediyeyiz. Ama bundan 6 ay önceki, 1 yıl önceki rahatlığımız var mı? Yok. Ama dikkatliyiz. Biz zamanında Nisan’da bunun ihalesini yapmışız. O zaman döviz kurlarında TL bu kadar değer yitirmemiş, ortada büyük bir gümbürtü yok, büyük bir gürültü yok. Demek ki uygun zamanda yapmışız. Ama şu zamanda ortam müsait değil dediniz. Umut ediyorum, diliyorum, merkezi hükümet gerçekçi ekonomik politikalarla bu sürecin aşılmasına çare olur, çare bulur. Bu benim işim değil, Cumhur İttifakı’nın işi, hükümetin işi. Ne kadar ekonomi iyi olursa ben o kadar rahat ederim, iş insanı da öyle rahat eder” ifadelerini kullandı.

“Aç-kapanın esprisi şu; maliyeti daha düşük oluyor”

Metronun 7,5 kilometrelik aç-kapa kısmına dair de konuşan Başkan Seçer, “Tedbirlerimizi aldık. Orada zaten 15 ile 21 metreye iniyorlar. Aç-kapanın esprisi şu; maliyeti daha düşük oluyor. Metroda 11 istasyon. Sizin de söylediğiniz gibi 7’sinde 1400 araçlık otopark var. Motosiklet, bisiklet park yerleri var. 9 istasyonda sosyal alanlar var. Alışveriş merkezleri, kültür alanları, eğlence alanları vs. Aslında kentin bu anlamda sorunlarını da çözüyoruz. İstasyon ne kadar derine giderse maliyeti o kadar artıyor metronun. Yani 15 metreye inmeniz başka, 35 metreye inmeniz başka. Bütün esprisi bu. Bütün çalışmaları yapıldı” dedi. Seçer, metronun yapım sürecinde ortaya çıkan kili de değerlendirerek satacaklarını ifade etti.

“Ben 20 milyon TL’yi dahi yüksek faizli diye kullanmamış bir Başkanım”

Başkan Seçer, projeyi 3,5 yılda bitirmek istediklerini vurgulayarak, “Konjonktür neyse bu konjonktür şartlarında elbette finansman kullanacağız. Ama merak etmeyin, ben 20 milyon TL’yi dahi yüksek faizli diye kullanmamış bir Başkanım. Türkiye’nin kredi notu neyse biz Kredi Değerlendirme Kurumu’ndan raporlar alıyoruz” diye konuştu. Kendisine gelen bilgilere göre Türkiye’de kredi notu oldukça iyi durumda olan 2 belediyeden birisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi, diğerinin ise Mersin Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirten Seçer, “Biz de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dış borçlanma rakamlarının üzerinde zaten borçlanma yapamayız. Cumhurbaşkanlığı buna müsaade etmez, Hazine buna müsaade etmez. O konuda vatandaşlarımız lütfen rahat olsunlar” ifadelerine yer verdi.

Seçer, bugüne kadarki bilgi ve ticari birikimiyle bir Belediye Başkanı olarak güven verdiğini vurgulayarak; “En iyi şekilde belediyemiz borçlanmaya gidecek. Uzmanlardan destek alacağız. Gerekirse danışmanlık ücreti vereceğiz, danışmanlık alacağız ama öyle bir serüvene, bir maceraya asla böyle bir şeye müsaade etmeyiz” dedi.

Bir Meclis üyesinin Metro Projesi’nin yapım sürecinde çevreye vereceği olası hasarlar üzerine yönelttiği soru üzerine Başkan Seçer, “Hem proje müellifi hem imalatı yapacak firma ve bizim teknik heyetimiz Ulaşım Dairesi bu projeyi yürüten dairemiz çok titiz çalışma yaptılar. Trafiği felç etmemek, insanlarımıza rahatsızlık vermemek için en az sizin kadar ben endişe duyuyorum biliyorsunuz. Şehrin trafik akışı, caddeler, arterler, araç çıkışlar belli. Siz oraya iyi bir mühendislik kafasıyla bir şekil verirsiniz… İnşaat işi; bir düzgün, güçlü, işini bilen teknik donanım yüksek bir firma, bir de para. Parayı verirseniz inşaat hızlı yürür. İnşallah biz de sizlerin desteğiyle borçlanma yetkisi alacağız. Bunu Cumhurbaşkanı’ndan onaylatacağız gecikmeden, Maliye’den onaylatacağız gecikmeden ve çok kısa sürede Mersin’e hizmeti getireceğiz. 13.4 kilometre değil bizim projemiz 35 kilometre. Şu anda 2 etabın biri tramvay olmak üzere az önce söyledim Saya Kavşağı ile beraber proje çalışması yapılıyor. Biz 2 yıl içerisinde tramvayın da temelini atmak istiyoruz. Bu nereden çıktı? Tramvay, bunun sekizde bir maliyeti. Ben de arzu ederdim ama bu bölgede tramvay ya da hemzemin raylı sistem mümkün değil. Burada ya yapmayacaksınız ya da yer altından gideceksiniz ama tramvay çok uzun opsiyonlu da tramvay yapıcı ya da yüklenici firmaların kredilendirdiği çok ucuz ve çok uzun maliyetli bir toplu taşıma modeli. Onun için çok süratle projesini yaptırıyoruz hatta oradaki köprülü kavşak inşaatımızı oradaki metro istasyonu ve tramvay istasyonuyla beraber çıkartmak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Aynı Meclis üyesinin Metro Projesi’nin yaklaşık maliyetini öğrenmek istemesi üzerine Başkan Seçer, “Biz, en uzun vadeli, en ucuz, bizi yormayacak bir finansman modeli ile borçlanacağız. Şu anda net bir karar vermemişiz. TL olarak maliyeti de tamamen fiyat artışlarıyla, yasal fiyat artışları ile ilgili. Sıfır fiyat artışı varsa da bizim 3 milyar 375 milyon TL ihale bedelimiz var artı KDV ile de bu iş biter ama ne kadar üzerine gelir, ben tahmin edemem” dedi.

“Biz göle maya çalmıyoruz, bilinçsiz iş yapmıyoruz”

Metro Projesi’nin belediyelerin müstakil projesi olmadığını ifade eden Seçer, şunları söyledi:

“‘Ben metro istiyorum, projem var. Hadi bakalım bana borçlanma verin, ben ihaleye çıkıyorum.’ değil. Yani bir bina yapmıyoruz. Anamur’da boş otogar yapmıyoruz. Erdemli’de kullanılmayan itfaiye binası yapmıyoruz, Gülnar’da otogar yapmıyoruz. Hesap soran yok, bomboş duruyor. Bu önemli. Bu projeyi yaparsınız, Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğü bu konuda size vize verir, onaylar. Sonra Cumhurbaşkanlığı’na gider. Benim geldiğim noktada proje yapılmıştı. Tekrar tekrar söylüyorum; bizim uygulamaya koyduğumuz proje, metraj, vizyonla raylı sistemler konusunda, geçmiş dönem farklıdır. Macit Bey de kendine göre hafif raylı sistem düşündü, proje yaptırdı, uygulamaya koymadı. Nüfusumuz ‘merkez 1 milyonu aşması lazım. Ben kredi alamıyorum, uygulamaya koymuyorum’ dedi. Daha sonraki yönetim, ben rakam rakam da veririm. Müşavirlik ve proje 8,5 milyon tutarındaki bedelinin 7-7,5 lirasını da bu yönetim ödedi. Biz bunu kucağımızda bulduk ve dedik ki; ‘bu projede gereksiz metrajlar var’. Yani gittiği noktalarda yolcu kapasitesi düşük. Biz bunu aldık gözden geçirdik. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na aldırdık ve 3 etaba çıkardık. Tramvayı koyduk, raylı sistemin kuzey hattını biz koyduk. Bu 35 kilometrelik bir projeksiyondur. Bu onaylandığında bana gelen bilgi; ‘Başkan bir an önce finans aramaya çıksın, onayını vereceğiz.’ Cumhurbaşkanlığı için söylüyorum. Herkesin gayreti oldu, koşturduk, yatırım programına alındı. Şimdi diyorsunuz ki ‘daha ortada fol yok, yumurta yok bu temel atma ne oldu?’ Ben finansmanı isterken bir kere ne kadar maliyetini bileceğim ki ona göre para bulayım. Daha ortada ihale yok. Ben sizden nasıl borçlanma yetkisi alayım? Kim bana para verecek? Projeye göre sen bana finansman veriyorsun. 5 aydır orada beklemeyip, 2-3 ayda bu imzadan çıksaydı ben bu parayı şu an 10 kere kullanmıştım ama süreç alıyor. Ama ‘bu 2,5 milyar nereden çıktı’ derseniz yanlış söylersiniz. Benim sözleşmeye konu kredi kullanacağım miktar 3 milyar 389 milyon liradır. Bunun 900 milyon liralık kısmını bir parça çıkmamın nedeni o talebe iç borcu koydum. O şekliyle mevzuat gereği bir önceki yılın gelir bütçesi ile yapılan bir hesaplama sonucu ondan kaynaklı 900 milyon. Kalan kısmını limitsiz çünkü dış borç mevzuat bunu bana uygun görüyor. Diyor ki ‘kalan kısmını yani dış borca muhatap kısmının tamamını borçlanma al’. Ben de sizden bunu şu anda alacağım ki bir süreç alacak. Bu arada inşaat devam edecek. Bizim yaptığımız sözleşme 4+2 yıldır imalat. 4 yılda bitirecek, 2 yıl da opsiyonu var herhangi bir olumsuzluk durumunda. Az önce de söyledim; güçlü bir firma iyi bir firma ve para; inşaatın hızlı yürümesinin bütün formülü bu. Konu bundan ibarettir. Biz göle maya çalmıyoruz, karanlığa kurşun atmıyoruz. Bilinçsiz iş yapmıyoruz.”

Meclis’te yapılan gizli oylamada; Denetim Komsiyonu’na Mehmet Topkara 39, Osman Çöl 38, Zafer Şahin Özturan 38, Muhittin Ertaş 34, Abdurrahman Yıldız 32 oyla seçildi.

Bu örtülü bir orman affıdır”

Kamu yararına yapılan hiçbir şeye karşı olmadıklarını, yalnızca kamu yararı olmayan yanlış uygulamalara karşı çıktıklarını vurgulayan Başkan Seçer, “Bakın bu bir aftır. Bu örtülü bir aftır. Örtülü bir orman affıdır. Biz de diyoruz ki bunu insanlar alışkanlık hale getirdi. ‘Nasıl olsa yasa var, yarın bir gün müracaat ederiz, oradan işimizi takip ederiz. Orman bunu o vasıta olarak değerlendirir, listeye alır, Milli Emlak’a gönderir. Biz de gider oradan satın alırız.’ Şimdi siz bunun önünü açtınız. Bakın yapılan yasalar kutsal metinler değil” diye konuştu.

“Buradakiler yine devede kulak”

Orman alanları konusuyla ilgili tartışmaların sürmesi üzerine değerlendirmelerini sürdüren Başkan Seçer, “Yani 1 değil, öyle alanlar ki 10 dönüm versen o parasal değerinin karşılığını karşılamaz; bu bir. Her şey rakamlar değil, bir de olayın esasına girmek lazım, iki; burada mesela sürekli Türkiye’de orman alanlarını işgal konusu konuşuluyor. Buradakiler yine devede kulak. Özellikle İstanbul gibi, İzmir gibi, Ege sahilleri gibi. Örneğin Muğla’nın yanlış hatırlamıyorsam yüzde 55’i, yüzde 60’ı ormanlık alan. Bizim gibi bizim buranın da yüzde 52’si ormanlık alan, Mersin’in. Buralarda bu işin artık şebekeleri oluşmuş. Büyük rantlar bunlar. Bizim bu konuda uyarıda bulunmamız lazım” ifadelerine yer verdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kendisine veya ilçe belediye başkanlarına bu konuda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığının altını çizen Başkan Seçer, “Yenişehir’de de var aynı durum, Çavak’ta 214 bin 509 metrekare. Eminim ki haberi yok. Çıkardı haritayı gösterdi, yerleşim yeri. Kanun diyor ki; eğer yerleşim varsa, taşsa, tarım yapılamazsa. Yani onun tanımlamasına uyulsa yani amacından dışarı çıkarılmasa uygulama hiçbir lafımız, sözümüz yok” dedi.

“TOKİ, fakiri fukarayı bırakmış lüks konut yapıyor”

Konuyla ilgili TOKİ’nin de gündeme gelmesi üzerine konuşan Başkan Seçer; “TOKİ Yasası’nı tartışalım. TOKİ tamamen kamu yararına, siz bana o soruyu yönelttiğiniz için, hiçbir lafımız sözümüz yok. TOKİ 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde kurulmadı, daha önce de vardı TOKİ. 1980’li yıllarda kuruldu bu kurum. Ama usulüne uygun, kamu yararı. Öncelikli hizmet yaparsa. TOKİ, fakiri fukarayı bırakmış lüks konut yapıyor. Bu TOKİ o TOKİ. Bir de bizim beklediğimiz TOKİ. Şimdi bunlar farklı TOKİ’ler” diye konuştu.

Bozyazı ve Göğden’deki altyapı konuları gündeme geldi

Başkan Seçer, Bozyazı’daki yağmursuyu çalışmalarının geldiği sürece ilişkin bir Meclis Üyesi’nin sorusu üzerine, “Bozyazı’da yağmursuyu projesi, yüklenici firma Covid-19 Genelgesi kapsamında fesih talebinde bulunmuş. Bu Bakanlığa iletilmiş. Şu ana kadar cevabi yazı gelmemiş henüz bakanlıktan. Biliyorsunuz yazı da gelmediği zaman bizim elimiz, ayağımız bağlanıyor. Herhalde o yazı gelir gelmez o konuda da gerekli önlemleri alacağız” ifadelerine yer verdi.

Başkan Seçer, Göğden’deki MESKİ aboneliği konusuna ilişkin yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verdi:

“Göğden konusu vardı Mut’tan. Burası yayla. Göğden Yaylası. Orada çok aşırı bir konutlaşma da yok. Bu konuda vatandaşlarımızın da bizatihi bana müracaatı oldu. Orası abonelik şartlarına uygun değil. Yani ya iskan belgesi yok ya yapı kayıt belgesi yok. Siz de hak verirsiniz ki sayın Meclis üyeleri, MESKİ mevzuat çerçevesinde iş yapar. Nasıl abonelik verecek? Abonelik olmayan yere biz nasıl şebeke yapacağız? Nasıl ihaleye çıkacağız? Dolayısıyla o eksikler tamamlanırsa bizim tabii ki yatırımlarımız Göğden’de süratle gerçekleştirilir.”

“Üç yıl bitiyor daha bir kuruş gelmedi”

Akdeniz ilçesinde MESKİ çalışmaları olmadığı yönündeki iddiaları da yanıtlayan Başkan Seçer, FRIT II kapsamında aldıkları kredilerden henüz para gelmediğini sözlerine ekledi. Seçer, “Akdeniz ilçesinde muhtelif ihaleler kapsamında her mahallede çalışmalarımız olabiliyor. Ancak büyük proje 10 milyon Euro’nun üzerinde, FRIT II kapsamında yani Türkiye’de yaşayan mülteciler fonundan yanlış hatırlamıyorsam 7 milyon Euro yani 120 milyon TL bir kredi çalışması oldu ve bekliyoruz, Mezitli için de aynı. Toplam 39 milyon Euro FRIT II kapsamında proje karşılığı kredimiz var. Ortada para yok. Üç yıl bitiyor daha bir kuruş gelmedi. Koordinatör İller Bankası. Parayı veren Avrupa Birliği FRIT II ama ortada delikli kuruş yok. Bir habbe para yok şu ana kadar. Akdeniz, Kazanlı, Homurlu, Toroslar Mahallelerinde kanalizasyon eksiğini giderecek proje FRIT II kapsamında yapılacak. Diğer taraflarda ciddi bir sorunumuz yok. Olan yerlerde de muhtelif ihaleler kapsamında hiç durmaksızın zaten bunları gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

“Ben belediyemi dilenci durumuna düşürmem”

Bir Meclis üyesinin CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yayınladıkları ortak deklarasyonla devletin tüm imkanlarının Cumhur İttifakı’na mensup belediyelere gittiği algısını yarattıklarını iddia etmesi üzerine Başkan Seçer, şunları söyledi:

“Ben Cumhur İttifakı’na mensup Büyükşehir Belediye Başkanı olsaydım, mahkeme kararını onaylattığım 22 Aralık’tan bir sonraki gün 23 Aralık’ta eğer İller Bankası’na gitseydim, istediğim teminat mektubunu alabilirdim, ben alamadım. Geçen yıl yine yeni yıla yakın; çok büyük bir para değil 10 milyon lira; bitüm kat kat arttı. Bitümü Türk Petrol A.Ş.’den alacağız, kamu kamuya verecek. Teminat mektubu istiyor. Son güne kadar verdik vereceğiz, verdik vereceğiz 10 milyon TL. İller Bankası vermedi. Şimdi ben soruyorum Türkiye Belediyeler Birliği orada, bizden parası gidiyor. Türkiye Belediyeler Birliği tarihinde bu kadar ayrımcılığın olduğu bir dönem yaşamamıştır. Türkiye Belediyeler Birliği’nin olma nedeni belediyelerdir. Bugün belediyelere yaptığı ayni ya da nakdi yardımların listesini alın, Cumhur İttifakı’na mensup belediyelere bakın, bir de diğer belediyelere bakın. Bunlar ayrımcılık değilse nedir? Ben yönetim kurulu üyesiyim; bölge kalkınma ajansları, A ajans, B ajans, Türkiye geneli için söylüyorum. Kaynağının önemli bir kısmını Büyükşehir Belediyesi olan yerlerde Büyükşehirler veriyor. Projeler geliyor, bugüne kadar aldığımız rakamlar orada. Bakın Karamancılar Konağı için, güçlendirme için 1 milyon 200 bin TL Valilikten bir hibe çıkmış. Fiyat farkları vs. 800 bin TL, bu kadar küçük bir para. Madem bunu siz üstlendiniz biz bunu alamadık. Şimdi neyi anlatayım. Ben belediyemi dilenci durumuna düşürmem ki.”

Belediyeler Birliği nezdinde ayrımcılığa uğradıklarını, taleplerinin istedikleri gibi karşılanmadığını ifade eden Başkan Seçer, “Şimdi ‘ayrımcılık gayrımcılık olmuyor’ diyorsanız sizin hiçbir şeyden haberiniz yok. Bozyazı, Anamur halinin tahsisi, Kültür Park’ın tahsisi, Atatürk Park’ın tahsisi, Tarsus’ta Kültür Merkezi yapacağımız yerde sadece statü değişikliği tahsis de değil bunun gibi; yahu biraz daha zaman geçse evsel katı atıkları, şehrin çöpünü götüreceğimiz alan kalmadı. İki ileri bir geri. Şimdi siz ‘ayrımcılık yapılmıyor’ derseniz, ben de ‘Yapacak bir şey yok. Ben size anlatamıyorum’ derim” dedi.

“Ben araç-gereç, böyle sus payı bahşişler istemiyorum”

Bir Meclis üyesinin ‘Yemek Tırı’nı kim verdi size?’ sorusu üzerine Başkan Seçer, “Yemek Tırı’nı belediye Cumhur İttifakı’nın belediyesi iken vermişler. Ben size şunu söylüyorum; ben hibe istemiyorum, araç-gereç, böyle sus payı bahşişler istemiyorum. Ben belediyenin gücünün farkındayım. Öyle kendimi düşürmem. Burası Mersin, burası Mersin Büyükşehir Belediyesi. Ben araç gereç istemiyorum; aracı ben gönderiyorum ilçe belediyelerine. Biz hakkımız olanı alalım diyoruz. Sen beni niye engelliyorsun İller Bankası olarak. Sen bana yardımcı olacaksın finansman bulmada” ifadelerini kullandı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN