Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

“Zincir marketlerin sayısındaki artış hızı kontrol altına alınmalı”

“Zincir marketlerin sayısındaki artış hızı kontrol altına alınmalı”

MTSO 6 No’lu Toptan Gıda ve Muhtelif Ticaret Meslek Komitesi Meclis Üyeleri artan ulusal zincir market sayısı nedeniyle yerel marketlerin yaşadığı sıkıntıların kendi sektörlerini nasıl olumsuz etkilediğini değerlendirdi.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 6 No’lu Toptan Gıda ve Muhtelif Ticaret Meslek Komitesi Meclis Üyeleri Sadık Erhan Attila, Metin Sapan ve Murat Yılmaz sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Zincir marketlerin sayısındaki kontrolsüz artış nedeniyle yaşadıkları sorunları dile getiren Meclis Üyeleri aynı zamanda kapalı olan okul kantinleri ve büfelerin sektöre olumsuz etkilerine de değindi. Artan girdi maliyetleri ve azalan cirolarla birlikte bozulan ödeme dengeleri de konuşulan konular arasında yer aldı.

Attila: “İstihdam destekleri zincir mağaza sayısını artırıyor”
MTSO 6 No’lu Komite Meclis Üyesi ve Attila Gıda Sahibi S. Erhan Attila zincir marketlerin sayısındaki kontrolsüz artıştan şikayetçi oldu. Bu artışın yerel marketleri olumsuz etkilediğine değinen Attila, “Pandemi süreciyle birlikte bugün zincir marketler eve kadar ürün götürüyor. Ancak bu ayrı bir yapılanma gerektiriyor ve güçlü finansman yapısına ihtiyaç doğuyor. Ancak yerel marketlerimizin, bakkallarımızın bu sürece uyum sağlayabilmesi bugünün koşullarında mümkün görünmüyor. Dolayısıyla yerel marketlerdeki iş hacminin azalması gıda toptancılarına da yansıyor” dedi. Zincir marketlerin sayısının artışında hükümet tarafından verilen istihdam desteklerinin önemli rol oynadığına inandığını kaydeden Attila, bu desteklerin şartlarının da yeniden gözden geçirilmesi daha fazla firmanın yararlanabileceği bir pozisyon kazandırılması gerektiğini söyledi.
Aynı zamanda üretici firmaların dağıtım firmaları üzerindeki baskısının gün geçtikçe artmasının da ayrı bir sorun haline geldiğini ifade eden Attila, “Bunun sebebi de mevcut kriterlerde bir birime aldığınız ürünün bir buçuk birim olmasına rağmen vereceğimiz teminat mektupları ya da benzer emtialar için sunacağımız her türlü belge için bankaların bizi çok zorlaması” dedi. Mevcut durumda verilen teminatın yüzde 50’si karşılığında kredi desteği verildiğini dile getiren Attila, bankalardan toptan gıdacılara yönelik bir açılım beklediklerini vurguladı. Attila, sektörde hijyenin artması için gıda dağıtıcılarının aşı beklediğini de sözlerine ekledi.

Yılmaz: “17 günlük kapanma ödeme dengelerini bozdu”
MTSO 6 No’lu Komite Meclis Üyesi ve Makro-S Gıda Maddeleri Sahibi Murat Yılmaz ise 17 günlük kapanma sürecinin ödeme dengelerini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Pandemi sürecinden etkilenmeyen sektör bulunmadığını, gıda sektöründe çalışıp kapılarının hiç kapanmamış olmasına rağmen sektör olarak zaman zaman zorluklar yaşayabildiklerini belirten Yılmaz, şunları söyledi:
“Halimize şükretsek dahi önceki dönemlere göre elbette biz de ciro kayıpları yaşadık. Bu dönemde verilen kısa çalışma ödeneği çok önemliydi. Bu konuda teşekkür ediyoruz. Ancak elbette yeterli değil. Ciromuzun düşmesiyle birlikte giderlerimizi karşılayamayacak duruma geldik. Özellikle 17 günlük kapanma sürecinde marketler açıktı ve ödeme dengelerimiz bozuldu. Sonuçta ciromuza endeksli ödemelerimiz var. Üstelik ödemelerin yüzde 30-40’ını çekler oluşturuyor ve çeklerde bir erteleme süreci oldu. Mal versek de ödeme almamız gecikti. Bozulan dengeler nedeniyle özellikle kredi, SGK ve vergi ödemelerimizin de ötelenmesi sektörlere cansuyu etkisi yapacaktır.”
Tüm sektörlerin sürece hazırlıksız yakalandığını, bu nedenle ödeme dengelerini nasıl yönetebilecekleri konusunda bilgi sahibi olmadıklarını vurgulayan Yılmaz, bu konuda eğitimler verilmesini, alınabilecek tedbirler konusunda sektörlerin bilgilendirilmesini talep etti.

Sapan: “Okul kantinleri ve büfelerin kapalı olması sıkıntıyı artırdı”
MTSO 6 No’lu Komite Meclis Üyesi ve Ufuk Gıda Sahibi Metin Sapan, ise gıda toptancılarını özellikle kapanan okul kantinleri ve büfelerin olumsuz etkilediğine değindi. Pandemiden genel olarak gıda sektörünün çok etkilenmediğini, 2019 cirosunun 2020’de yakalandığını kaydeden Sapan, son 3 aydır da satışların rölantide gittiğini ifade etti. “Büyümemiz gerekirken yerimizde saydık ve bunun en büyük sebebi de okul kantinleri ile büfelerin kapalı olması” diyen Sapan, aynı zamanda zincir marketlerin sayısındaki artışın da büyüyememelerinde etkili olduğunu söyledi. Yerel marketlerin ve bakkalların bu süreçte yeterince büyüyemediğini, bazı yerel marketler kendilerine çeki düzen verse de ulusal zincir marketlerin büyüme hızını yakalamasının mümkün olmadığını kaydeden Sapan, bu durumun doğrudan toptan gıda satıcılarına da yansıdığını dile getirdi. Zincir marketler yanında online satışların da sektörü zorlamaya başladığına işaret eden Sapan, bu alandaki çalışmaların da her geçen gün geliştiğini ve geleceğe yönelik sektör adına ciddi bir tehdit olarak karşılarına çıkacağını söyledi.
17 günlük kapanma sürecinden özellikle büfelerin çok fazla etkilendiğini, günlük para kazanan bu işletmelerin büyük zarar gördüğünü belirten Sapan, “Aynı zamanda bankaların kredi faizleri de çok yüksek. Kredi kart komisyonlarının yüksek olması da sıkıntı veriyor bunlar da yeniden incelenmeli” değerlendirmesini yaptı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN