Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

“Tam kapanma ekonomiyle paralel hesaplanmalı”

“Tam kapanma ekonomiyle paralel hesaplanmalı”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (#MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, #RadyoÜlkü’de Ufuk Cavlı ve Serkan Tultak’ın hazırlayıp sunduğu #YerelGündem Programının canlı yayın konuğu oldu.

Programdan satır başları şöyle: – Tam kapanma kararı hem bekleniyordu hem de ihtimal verilmiyordu. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. – Bu virüs dünya tarihinde görülmemiş farklı bir virüs çünkü kılık değiştiren, mutasyona uğrayan bir virüs. 3 ayrı fazı oldu ve hepsinde de farklı özelliklerle değişerek ortaya çıktı. Bundan sonra da ne olacak bilemiyoruz. – Hindistan’da da Hindistan mutandı olarak ortaya çıktı ve daha tehlikeli olacak deniyor. Keşke çıktığı bölgede bu virüs hapsedilebilse. Virüsün yoğun olduğu bölgelerde Dünya Sağlık Örgütü’nün tam kapanmaya gitmesi ve oraya aşı yığması lazım. Çevresindeki ülkelerde de önlem alınmalı.

– Fakir ülkelere DSÖ’nün çok büyük yardım yapması, aşı göndermesi gerekiyor. Türkiye diğer ülkelere göre aşıda iyi durumda. Hiçbir zaman eleştirirken de takdir ederken de siyaset düşünmüyorum. Ortak ne yapabiliriz, daha iyisi olabilmesi için neler önerebiliriz bizim söylediklerimiz bu.

– Tam kapanma ekonomiyle paralel hesaplanmalı. Tamam kapattık ama herkes muallakta. Buraya gelirken birkaç esnafla görüştüm ne yapacaklarını bilmiyorlar. Çeklerimiz, ödemelerimiz, kira ödemelerimiz, alacaklarımız var diyorlar. Sadece bizim alacağımız değil bizden alacaklı olanlar var zincirleme sıkıntı yaşanacak deniyor. Bunların hepsi düşünüldü mü? Önlem alındı mı?-

Atatürk Caddesi eski işletmelerinden bir arkadaşla oturup sohbet ettik. Nasıl çözülecek dedi parayla çözülecek. Para dışında bu ekonomik sorunun çözülme imkanı yok. – Sanayici iyi durumda, üretim devam ediyor. Avrupa ülkelerinde üretim kısıntıya uğrayınca bizim ürettiklerimiz Dünyada talep olanağı buldu. İhracat yapılıyor, imalat sürüyor. Bizi ayakta tutan imalat sektörü ve tarım ihracatı. Ama hizmet sektörümüz, turizm, yeme içme sektörü çok kötü durumda.

– Zincir marketlere son derece yüksek iltimas tanınmış durumda. O kadar büyük sermaye gücü de var ki hele pandemi döneminde sokağa çıkma yasağı döneminde korkunç ciro yapıyorlar. Bu marketlerin asıl açılış amaçları gıda üzerine. Ama gidiyorsunuz gıdanın dışında zücaciyeyi de oradan alabiliyorsunuz, ayakkabıyı, giysiyi, iç çamaşırı, hırdavatı da alabiliyorsunuz. Bu kadar çok imtiyaz vermek doğru mu? Türkiye’yi yönetenlerin bunu düşünmesi gerekiyor. Çarşıda dolaştım birçok konfeksiyoncu var. Bunlar hafta sonu kapandı. Şimdi tam kapanmada da 17 gün kapanacak ama zincir marketler konfeksiyon satmayı, beyaz eşya satmayı, ayakkabı satmayı sürdürecek. Gıda dışında her şey satacaklar. 17 gün boyunca gıda dışı ihtiyacımız olan her şeyi alma fırsatı bulacağız. Kapanma sona erdiğinde ben tüm ihtiyaçlarımızı karşıladığımız için çarşı pazarda alışveriş yapmamıza gerek kalmayacak. Bayram da bitmiş olacak. Biz bunu uzun süredir gündemde tutuyorduk. Artık o kadar çok yerde dillendirdik, basında yer aldık ki en son dün TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ile Akdeniz Bölgesi Oda ve Borsa Başkanları Toplantısı yaptık ve ilk konu bu oldu. Dün Sayın Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu Kayseri ve Karaman İl Umumi Hıfzıssıhha Kurullarında bu konuda karar alındığını bildirdi. Bu kararların demek ki hükümet tarafından alınmasına ihtiyaç yok.

İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulları da alabiliyor. Örneğin Karaman İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararı şöyle: 1- İlimizde hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasında ayakkabı, kırtasiye, züccaciye, hırdavat ve giyecek satışı yapan işletmeler kapalı olup; haksız rekabetin önlenmesi amacıyla hafta sonu açık olan marketlerin bu reyonlarının veya bunların bulunduğu katların 17.04.2021 tarihinden itibaren satışa kapatılmasını, 2-Hafta sonu açık olan marketlerde; vergi denetmenleri ve İl Salgın Denetim Merkezi ekipleri tarafından yapılacak denetimlerde ayakkabı, kırtasiye, züccaciye, hırdavat ve giyecek satışının yapıldığının tespit edilmesi halinde Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesine,Oy birliği ile karar verilmiştir.

Kayseri’nin de bir kararı var yaklaşık aynı şekilde. Orada da şöyle diyor: İlimizde hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları kapsamında ayakkabı, kırtasiye, züccaciye, hırdavat ve giyecek satışı yapan işletmeler, İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararlarımız doğrultusunda kapalı olduğundan; müşteri yoğunluğunun düşürülerek bulaş riskinin azaltılması amacıyla hafta sonu açık olan marketlerin ayakkabı, kırtasiye, zücaciye, hırdavat ve giyecek satışı yapan reyonlarının veya bunların bulunduğu katların 23.04.2021 tarihinden itibaren sokağa çıkma kısıtlaması olan günlerde ve hafta sonları satışa kapatılmasına, Yukarıda alınan kararlara uymayanlar hakkında Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282’nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesi başta olmak üzere aykırılığın durumuna göre Kanun’un ilgili maddeleri gereğince işlem yapılmasına, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin ise Türk Ceza Kanununun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlem başlatılmasına, Oy birliği ile karar verilmiştir.- Esnafın haykırışı artık yerini buldu. Sayın Valimizle konuştum Ankara’daymış hemen ilgileneceğini söyledi. Rifat Hisarcıklıoğlu bu kararları bize iletti hükümetin karar almasına gerek yok ilde yapılabiliyor dedi. Şimdi kelebek etkisi olacak ve tüm Türkiye’ye yayılacak. Tek tek tüm İl Umumi Hıfzıssıhha Kurullarını çalıştırmaya gerek yok. İçişleri Bakanlığı bir genelge yayınlayıp içine beyaz eşyayı da dahil edip gıda dışı satışı engellemeli. Sonrası için de uygulanması gereken bir durum.

– Perakende pazarının düzenlenmesi için yeni bir kanun taslağı hazırlanıyor bu hazırlanıyor diye önceden yüzlerce ruhsat alınmış. Şimdi bunlar manifaturacılığı, konfeksiyonculuğu, beyaz eşyayı, ayakkabıcılığı, zücaciye, elektronik hepsini bitirecek. Sermaye gücü elde ettiler diye piyasayı boğmanın anlamı yok. – Tabi biz kendimize de çeki düzen vermeliyiz. Bu sektörlerle sürekli toplantı yapıyoruz arkadaşlar en azından birleşip satın almayı birlikte yapalım diyorum. Hepinizin ortak olduğu bir şirket kuralım yerel marketler tedarik zinciri. Benim bir marketim var 300 deterjana ihtiyacım var diğerinin 200 tane bir diğerinin 500 derken toplamda binlerce sipariş verme imkanı olacak. Ana depo orası olsun ve herkese oradan dağıtım yapılsın diyoruz. Bu konunun üzerine gidelim başka çare yok birleşmemiz lazım. Münferit, tek tek uğraştığımızda ne üst düzey siyasetçilere ulaşma imkanımız var ne büyük holdinglerle tek başımıza yarışma imkanımız var. Bu insanlar hükümetin içindeler bir telefonla cumhurbaşkanına ulaşabiliyorlar. Biz aylardır bağırıyoruz sesimiz kısıldı artık. Birlik olmalıyız. Güçlenmemiz lazım.

– Bereket versin Ramazan ayındayız birçok kurum erzak dağıtıyor ama herkese yetişmek mümkün değil. Zaten çok kötü durumda olan, bugüne kadarki esnafımız 17 gün de çalışmayacak, sonrasında hadi artık açılabilirsiniz dendiğinde bunlar işletmelerini nasıl ayağa kaldıracak, raflarına malzeme koyması lazım. Hangi para ile alacak. Yanında çalışan işçilerin ustaların çoğu ayrılmış, kuryecilik yapıyor. Bunların hepsinin planlanmış olması lazım. Bir İngiltere tam kapanmaya gitse her şeyi planlıyor müracaat dahi etmiyorsun herkesin hesabına para yatırılıyor. Bizde bu karar açıklandı hepimiz ayaktayız. – Sabah balıkçılar aradı biz genelgede yazılmamışız açılacak mıyız diye soruyorlar. Tatlıcılar yazılı bizim bozulacak malımız var ama genelgede adımız yok diyorlar. Hepsi oturulup düşünülmeli. Balıkçının da bu genelge içinde olması gerekiyor. Oturup plan yapılması lazım. Eğer böyle bir plan yapıldıysa ki birkaç gün önce yapılmıştır, Odalar Birliği ile de paylaşılsın ve katılımcılık sağlansın.

– Virüs önlensin ama planlama da yapılsın. – Artık Mersin’e yapılacak yatırımlar için beklemeye tahammülümüz yok. Bunu da göstermemiz lazım. Geçen Mersin’in tüm il Oda ve Borsa Başkanları bir toplantı yaptık ve bu konu gündeme geldi. Mersin’in önemli projelerini artık hepimiz biliyoruz 4-5 proje var. Bunları yapmak da devlet için çocuk oyuncağı diye düşünüyoruz. Artık Türkiye’de her şey tepeden gelen talimatlarla oluyor. Dün de Akdeniz Bölge Odaları toplantısı vardı Sayın Hisarcıkloğlu’na da bitmeyen projeleri bildirdik. Bunlar biterse Çukurova’ya ciddi katmadeğer sağlayacak, hinterlandı Karaman’dan Konya’ya, Ankara’dan, Niğde’ye kadar büyük katmadeğer sağlayacak projeler. Dedik gelin siz de destek verin gidelim artık Cumhurbaşkanına siz de yanımızda olun ve anlatalım. Bugüne kadar siyasetçilere söyledik, alkışladık ama artık alkış yok. Bitsin yapılsın ondan sonra en kuvvetli alkışı yapalım.

– Mersin’e para harcamak demek Türkiye’ye para harcamak demek çünkü tüm çevremize etki ediyoruz. Ülkeye katkı sağlayan bir kentiz. – Mersin’de toplu taşımada otobüs sayısının artırılmasına büyük ihtiyaç vardı. Güzel bir yatırım hayırlı olsun. – Ermeni meselesi yıllardır Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak taviz almak, Türkiye’yi zor duruma düşürüp istediklerini yaptırmak için yapılan alçakça bir propaganda. Bunu sürekli bize gösteriyorlar. Kardeşim sen katilin, soyguncunun en büyüğüsün. Yıllardır Avrupa’dan giden sözde medeniyet götürüyor Asya’ya Afrika’ya, ama hem orayı katlediyorlar, soykırım yapıyorlar hem de oranın zenginliğini alıyorlar. Avrupa’nın Amerika’nın zenginliği nereden geliyor? Bu ülkelerin zenginliğini sömürdüler ve oradaki milyonlarca insanın kanı var ellerinde. Bu insanlar nasıl bize soykırımcı der. – Doğu’yu, Güneydoğu Anadolu’yu gezmeyen hiç ahkam kesemez. Ben oralara çok gidip geldim. Dağ köylerine dahi gittim. 1. Dünya Savaşı zamanı Rusya Doğu Anadolu’yu işgal ettiğinde Osmanlı’nın gücü yoktu ve Ermenileri silahlandırdı. Yine onlar da bizim halkımız, bir arada yaşıyoruz ama Rusya bir nifak soktu ve orada yaşayan halkın bir kısmını diğer Müslüman halka karşı kışkırttı. Sonra Rusya oradan çekilince Osmanlı idareyi tekrar ele alınca orada kendisine eziyet edilen halk ile diğer halk arasında çatışma sürdü. Bu çatışma dursun diye bu halkı buradan ayıralım demişler. Olay bu. Bir devletin planlı bir çalışması yok. Ama Rusların planlı amacı var. Oradaki Müslüman halkı yok etmek.

– 23 Nisan dünyanın en güzel bayramı. Bence bunu dünyanın kabul etmesi gerekiyor. Tüm dünya 23 Nisan’ı çocuk bayramı olarak kabul etmeli.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN