Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

Kızıltan: “Yerel firmalarımızı büyük bir tehlike bekliyor”

Kızıltan: “Yerel firmalarımızı büyük bir tehlike bekliyor”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (#MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, Radyo Ülkü’de Serkan Tultak’ın hazırlayıp sunduğu Yerel Gündem Programı’na telefonla katılarak yılı değerlendirdi.

Konuşmalardan satır başları şöyle:

  • Ticaret ve Sanayi Odasının neredeyse Mersin şehri ile yaşıt bir geçmişi var. Tabi büyük bir birikim. 135 yılda her konuda ticari anlamda, kültürel, sosyal anlamda MTSO son derece büyük bir birikime sahip. Bu birikimi de hep şehrin yararına kullanmış bir kurumdur. Mersin’in ticaret olarak, kültür olarak, sosyal alanda her konuda ilerlemesi için büyük bir çaba sarf etmiştir.
  • Pandemi öncesi ve pandemi sonrasında da bizim yerel firmalarımızı büyük bir tehlike bekliyor. Ulusal sermayeli şirketlerin orantısız güçleri karşısında yerel firmalarımız gerçekten zor durumda. Baş edemiyorlar. Bizim 41 sektörümüz var ve her sektörle her ay toplantılar yapıyoruz. Özellikle perakende sektöründeki firmalarımızın şöyle bir feryadı var. Her sokak ve caddede şube açan zincir mağazalarla rekabet edemediklerini söylüyorlar. Bu mağazalar her türlü malı satıyor. Düşünün, siz bir beyaz eşya bayisisiniz. Bir firma ile anlaşmışsınız ve 20 yıldır çalışıyorsunuz. Karşınıza ulusal bir zincir mağaza açılmış domates, ekmeğin yanında beyaz eşya da satıyor. Bu mağazalar piyasada ne kadar yerel esnaf varsa hepsinin yaptığı işi yapıyor. Bizim yerel firmalarımızın sermayeleri yetmediği için baş edemiyorlar.
  • Çözüm olarak sınırlandırma talebi var. Zincir mağazalar arasına belli bir mesafe konulsun isteniyor. Örneğin 1,5 km içinde ancak bir ya da iki tane açılabilsin deniyor. Yoksa yerel firmalarımızın hepsi yok olacak. Bu pandemi ile ilgili bir sorun değil, öncesinde de böyle bir feryat vardı, şimdi daha da arttı. Çözüm bulunmazsa devam da edecek. Yasal düzenlemeler yapılması gerekiyor. Komitelerimiz araştırma yapmış Türkiye’nin bazı yerlerinde bazı ilçe belediyelerinde Meclis kararları alınmış ama yasal zeminde uygulama bulamamış.
  • Petrol istasyonlarında da böyle sorun var. Türkiye’de en çok petrol istasyonu bulunan şehirlerden birisi Mersin. Adım başı petrol istasyonu var. Rekabet artıyor, kazanç azalıyor, şehrin trafiği karışıyor. Planlama yapılması lazım. Yerel firmalar orantısız güç karşısında korunmalı.
  • Pandemide en büyük darbeyi yiyen hizmet sektörü. Kapalı olan cafeler var. Lokantaların hepsi paket servis yapabilecek imkana sahip değil. Otellerimiz zor durumda. Bize de çok veryansın ediyorlar. Haklılar tabi. Oda bize bir şeyler yapsın talepleri var. Biz de oturup kara kara düşünüyoruz. Aslında hükümete, bizi yönetenlere, üst kuruluşumuza her türlü sorunu, talebi sürekli bildiriyoruz. Hükümetin yaptıklarının çok üzerinde yapması gerekenler var. Bu sektörlerde insanlar birikimlerini artık bitirdi. İleriyi de düşünürsek, diyelim 6 ay sonra pandemi bitti. Bu işletmeler nasıl ayacağa kalkacak? Birikimleri tükendi, borçlandılar. Hükümet 3 ay geçici bir destek verecek ve herkesi de kapsamayacak ama ben Mart ayında tedbirler açıklanınca söylemiştim. 1-1,5 sene sonrasının da hesabını yapalım. O gün geldiğinde Türkiye nasıl bir fatura ile karşılaşacak. Hesap yapılınca tedbirleri de şimdiden hazırlayalım günü gelince paniğe kapılmayalım demiştim.
  • Arkadaşlarımız kapatılan şirketler üzerinde çalışıyor. Onlara dokunacak, maddi olarak nasıl bir destek verebileceğimizi araştırıyoruz. Kimlerle işbirliği yapıp bu şirketlerin yanında oluruz, somut destekler verebiliriz diye çalışıyor arkadaşlar. İnşallah elimizden geleni yapacağız bu zorunlu kapanan işyerlerine.
  • Bankalardan şimdi kredi almak zor. Hemen kredibiliteyi ortaya atıyorlar. Şu dönemde kredibilitesi yüksek firmanın krediye ihtiyacı yok. Zorda olan firmalar kredi istiyor. Artık kredilerle kurtarılacak durumu da geçtik. Şimdi kredi alsalar çalışamıyorlar zaten 6-7 ay sonra borcunu nasıl ödeyecek.
  • Sanayi, üretim devam ediyor. Ülkeyi ayakta tutan tarım, gıda, sanayi sektörü. Bir de lojistik sektörü iyi çalışıyor. Onları durdurmadık. İyi önlemler aldık. Üretim Türkiye’de durmadı. Üretim durmayınca ülke de ayakta durdu. Üretim de dursaydı ülke büyük bir girdabın içine girerdi. Ama devlet kendisini toparlayacaktır. Kaynak yaratma konusunda hummalı bir çalışma var. Çıkış mutlaka olacak. Türkiye çok badireler atlattı. Türkiye kendi kaynaklarını varlıklarını rantabl kullanırsa bu işin altından kalkar.
  • Yapılandırmaya ciddi başvuru var. Bir nefes oldu iş dünyası için. Azımsanmayacak bir yapılandırma talebi var firmaların. Ama hizmet sektörü özel eğitim kurumları, turizme çok daha farklı yaklaşılmalı, onları yaşatacak ve mutlaka sonrasında ayakta hareket etmelerini sağlayabilecek tedbirler üzerinde çalışılmalı.
  • 2020 zor bir yıl oldu. Ömrümde hiç hatırlamak, anımsamak istemeyeceğim bir yıl olacak benim için. Böyle bir ortamda MTSO Başkanlığı yapmak da çok zormuş gerçekten. Çünkü sonuçta tüm üyelerimiz önce bizi görüyorlar, bizi buluyorlar. Biz de elimizden geldiğince kendi işimizi, gücümüzü bırakıp üyelerimizin işleri için uğraşıyoruz. Böyle bir ortamda herkesin işi zor.
  • Bakın Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak da pozitif çıktı. Herkes risk altında. Ben de hastalık geçirdim. Bir taraftan işlerimizi yürütelim, para kazanalım, ekonomiyi ayakta tutalım ama bu virüs öyle bir darbe vuruyor ki yine de her şeye karşı umutlarımızı yitirmiyoruz. 2020 hele bir geçsin diyoruz. 2021’de benim görüşüm Mart ayından sonra bu işin çok daha aşağılara ineceği yönünde.
  • Çok iyi okullarda iyi eğitim almış gençler Mersin’de durmuyor. Yine kentimizde çok sayıda üniversite mezunu gencimiz var. Bunlar evde aileleriyle yaşıyor, ailelerinin verdiği harçlıkla geçiniyor ve iş bulmakta çok zorlanıyorlar. Bize de çok sayıda CV geliyor ve genellikle bakıyorum üniversite mezunu gençler. Resimlerine bakıyorum pırıl pırıl gençler yabancı dilleri var mühendisler, öğretmenler o kadar çok talep var ki… İş bulmakta da zorlanıyoruz. Herkes belediyeyi iş kapısı olarak görüyor. Son sürat özel sektörü hareketlendirmeliyiz.
  • Bu arada Mersin’de özel sektör anlamında güzel yatırımlar da yapılıyor. OSB’ler yapılıyor. Tarsus’ta karma OSB yapılıyor ve yatırımcıların bir kısmı yerlerini aldı yatırımlarına başladı. Tarım Ürünleri İşleme İhtisas OSB kuruluyor. Altyapı ihalesi yapıldı. MTOSB sürekli gelişiyor ama yetmiyor. Bizim nüfus artışımız da biraz fazla. Eğitimde de planlama olmadığından diyelim Mersin’in bir tane makine mühendisine ihtiyaç varken 5 bin tane makine mühendisimiz var. İhtiyaç olanın 10 katı öğretmenimiz var. Her konuda planlama yapılmalı. Birkaç sene dişimizi sıkarak idare edeceksek ve sonrasında refaha kavuşacaksak bu planlar şimdiden yapılsın, kaynaklar rantabl kullanılsın.
  • Türkiye’de siyaset sertleşmiş durumda. Televizyonlarda herkes birbirini suçluyor. Artık kimse bunları izlemek istemiyor. Yerelde de siyasi çekişmeler oluyor. Siyasi çekişmeler uğruna Mersin zarar görüyor ve bir moral bozukluğu oluyor. Artık birileri çıkıp tüm Türkiye’yi kucaklasın. Bir rahatlayalım. Sürekli gerilim ortamında psikolojimiz zorda. Bir virüs illetiyle uğraşıyoruz diğer taraftan siyasi çekişme var.
  • Mersin’i geçmişten bugüne değerlendirirsek 40-50-60-70’li yıllarda tarım, narenciye çok iyi bir kazanç bırakıyordu. Narenciye bahçesi olan vatandaşların, tabi o zaman nüfus da çok değildi bu kadar, o dönemki geliri Mersin’e yetiyordu. Birden nüfus artınca yeni sektörlerin oluşması gerekti. Buna da geç kaldık. 70’li 80’li yıllarda bugünkü sanayi hamlesini yapmamız gerekiyordu. Turizm hamleleri yapılması gerekiyordu. 90’lı yılların ortasında bu hamleleri bitirip bugün kaymağını yiyor olmalıydık.
  • Mersin’e yatırım gelmiyor değil, geliyor, OSB’lere sürekli yatırımcı talebi var. Son zamanlarda çevremizdeki illerden örneğin Gaziantep, Konya’dan oldukça fazla yatırım talebi var çünkü bu şehirler ihracatlarını Mersin Limanı üzerinden yapıyor. Arada mesafe de olunca lojistik maliyetleri ürün maliyetine dönüyor ve dış rekabette zorlanıyorlar. O nedenle limana yakınlığı nedeniyle Mersin’e yatırım talepleri başladı. Bu da Mersin’e son 4-5 senedir yatırım ilgisi başlattı.
  • İller arası çekişme de bazı yatırımları yavaşlatıyor. İller arası iletişim bozukluğu, herkesin kendi tarafından bakması birçok yatırımın önünü tıkıyor ya da geciktiriyor.
  • Son söz olarak virüsün yayılması evlerde de çok oluyor. Yılbaşı geliyor, aileler evlerde toplanacak. Bir apartmanda 3-4 aile bir evde toplanacak. Çok dikkatli olunmalı. Bu yılbaşını biraz daha fedakarlık yapıp ev içinde bile izole kalarak geçirmeliyiz. Herkese sağlık diliyorum. Yeni yıl inşallah umutlarımızı boşa çıkarmaz. Her şey daha iyi olur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN