Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

  • DOLAR
    $1.220,5400
  • EURO
    $0,2963
  • ALTIN
    $39.520,0000
  • BIST
    1,2155
“İşletmeler kredi alabilecek durumda değiller. Farklı bir çözüm uygulanmalı”

“İşletmeler kredi alabilecek durumda değiller. Farklı bir çözüm uygulanmalı”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan RadyoÜlkü’de Serkan Tultak ve Ufuk Cavlı’nın hazırlayıp sunduğu Yerel Gündem Programının canlı yayın konuğu oldu.

Programdan satır başları şöyle:

  • Öğretmenler de eğitim de gerçek gündemimiz onları da çok konuşmamız lazım. Türkiye’nin her köşesinde fedakarca çalışan, nesillerimizi yetiştiren öğretmenlerimize minnet duyuyor, teşekkür ediyorum. Yalnız bir gün değil, her gün öğretmenler günü gibi kutlanmalı çünkü çocuklarımızı bizden çok öğretmenleri görüyor. Türkiye’de en mutlu edilmesi gereken meslek sahiplerinden en önemlisi de öğretmenlerdir.
  • Çocukluğumda annem anlatırdı Adana’da Kız Enstitüsünde okurken Atatürk ziyarete gelmiş. Ben çocukken sandıktan beyaz bir elişi çıkardı ve üzerinde leke vardı. Bana göstererek lekenin hikayesini anlattı. Atatürk sınıfımıza girdi geldi benim yanımda durdu. Ben de bunu işliyordum eline aldı. Eli sanırım kirliydi elinin izi çıktı demişti, ben de yıkamadan sakladım diye anlatırdı. Babam da o kadar iyi teknik eğitim almış ki bugünün yüksek mühendisi gibi bilgi sahibiydi.
  • Öğretmenler bugün geçim derdine düştü. Öğretmenin geçim derdi olmamalı. Bugün öğretmenlerin ücretlerinin en üst düzeyde olması lazım.
  • Corona başladığı günden itibaren Cumhurbaşkanı iş dünyası ile Mart ayında istişarede bulunmuştu. Biz bugünlere gelineceğini iş dünyası o zamanda tartışmıştık. Sivil toplum örgütleri ve ekonomik aktörlerle istişare yapıp odalar birliğine rapor halinde sunmuştuk. O rapor istişare toplantısı masasına gelmişti. Ben o raporun altına kendi görüşüm olarak şunu da eklemiştim. Bu süreç bir süre sonra bitecek. O zaman geldiğinde Türkiye ne gibi bir fatura ile karşılaşacak. Bunun da hesap edilmesi lazım. Şu anda virüsle ve ekonomiyi ayakta tutmaya yönelik mücadele yapılıyor ama paralel olarak da ilerisini de düşünüp karşımıza ne kadar bir fatura çıkacak onu da hesap edip hazırlığını yapmamız gerekiyor demiştim. Şimdi 2. Dalga da gelince her şey ortada.
  • Artık kredilerle bu işin yürüyeceği yok. Krediye de ulaşılamıyor. Krediler açıldığında biz üyelerimizden, bize gelen şikayetler, serzenişlerden iş yapamaz olmuştuk. Onlar bizi arıyor, biz bankaları arıyoruz. İnsanlar zaten o zaman da krediye ulaşamadı. Şimdi mümkün değil. Zaten çoğu küçük işletmeler ve kredi alabilecek durumda değiller. Farklı bir çözüm uygulanmalı.
  • Diyelim benim bir kıraathanem var. Patron, garson ve ocakta çalışan kişi var. Hepsi işsiz kaldı. 4-5 ay kapalı kaldıktan sonra belki işletmesini bir daha açamayacak.
  • Sorunları kişilerde aramamak lazım. Böyle çok zaman kaybederiz. Sorunu sistemde aramalıyız. Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan bir arkadaşımla sabah görüştüm. BAE Türk vatandaşlarına turistik amaçlı da iş amaçlı da vize vermiyor dedi. Türkiye dünyada yalnızlaşıyor çünkü dış politikayı iç politikaya yönelik yapıyoruz. İçerideki seçmenimiz, tabanımız kimse onları mutlu edecek, hareket halinde tutacak şekilde dış politika uyguluyoruz. Bu açık bir durum.
  • Önce dış politikada yalnızlığımızı giderebilmek için dünyadaki halkların gözüne sempatik görünmeliyiz. Bunun için sanat, sporla daha çok ilgilenmeliyiz. Amerika’da zenciler spordaki, müzikteki başarı ve yetenekleriyle kabul edildi. Spor ve sanat insanların size hoş bakmasını sağlıyor. Biz de spor ve sanata çok önem vermeliyiz.
  • Dış güçleri kendimiz yaratıyoruz. BAE vize vermiyor dedim ya bu dış ticaretimiz açısından bir tehlike işareti. Ortadoğu için sıkıntı. Biz her şeyi dile getiriyoruz. Şu sıkıntı var diye dile getiriyoruz ama yetkililerle bir araya geldiğimizde sorunlarımızı anlatırken e 3-5 dakika konuşma süresi veriliyor. Konuşanların ilk dakikaları konuştuğu kişiyi övmekle geçiyor. Bundan kurtulmamız lazım. Madem övüyorsun demek ki sorunun yok. Belki bundan vazgeçilmeli. Bizi övdüklerine göre doğru yoldayız diyorlar.
  • Siyasetçiler, ülkeye hizmet edenler bize hizmet etmekle yükümlü. Vatandaş mı siyasetçiyi mutlu edecek, siyasetçi mi vatandaşı mutlu edecek. Biz siyasetçileri memnun etmeye çalışıyoruz.
  • Mersin’e ayrı, Antalya’ya ayrı teşvik yapılmıyor. Antalya’ya daha çok imkan tanınmıyor. Tamamen girişimcinin tercihi. Mersin’de daha çok ihracata yönelmişiz. Narenciye ağırlıklı çalışılıyor. Yıllardır narenciyeden büyük paralar kazanıldı ve insanlar yeniliğe ihtiyaç duymamış ama son zamanlarda Mersin’de de çok sayıda yeni ürün var. Üzerinde çalıştığımız Tarım Teknopark’ı var. Tarım İhtisas OSB kuruluyor. Bunlar da kurulunca Ar-Ge’ye de katkı sağlanacak ve yeni ürünler konusuna ivme kazandırılacak. Antalya da tarım kenti ama onların girişimcileri biraz daha aktif.
  • Biz bir yerde işimizi yapmak için hep bir adam arıyoruz hep öyle aklımıza kazınmış. Bir yere gideceğim hemen müdürünü arayayım bir tanıdık bulayım. Daha işimizi gidip ne olduğunu anlatmadan yapacak adamını arıyoruz. Oysa işler kendiliğinden yürümeli. Maalesef devlet kademeleri için de bu algı var. Anında yapılması gereken işler aylarca bekletiliyor.
  • Türkiye’de her alınan karar tartışılıyor. Ben diyorum ki Çukurova Havalimanı yapılmalı. Yıllardır yapılsın diye baskı yapılıyor. İşte ihalesi yapıldı yine. Tekrar ihale şekliyle ilgili tartışmalar başladı. Yolcu garantileri tartışıldı. İleriyi görmek lazım.
  • Yatırımlar konusunda tartışmanın sonlanabilmesi için sistem değişmeli. Bir bölgeye, şehre yapılacak yatırımın başlangıcından sonuçlanana kadar tüm süreçlerin içinde o şehrin dinamikleri işin içinde olmalı. Ancak o zaman kentin ihtiyacı olan yatırımlar yapılır. Ben bunu da sık sık dile getiriyorum. Biz bu sistemi getirmezsek sorunlar sürer. Kenti en iyi bilen, burada yaşayanlardır. Belediyeler, Odalar, Meslek Odaları var. Birçok yetkin STK var. Kendisiyle ilgili kararları şehir vermeli. O zaman kavga da olmaz.
  • Devletin bu kadar para harcadığı proje durdurulamaz. Eninde sonunda bitecek. İhale yöntemi tartışılabilir. Tabi kamu kaynaklarıyla merkezi bütçeden yapılsa çok daya iyi olurdu.
  • Cumhurbaşkanı ile geçtiğimiz günlerde bir video konferans yapıldı. Akdeniz Bölgesi için de Adana Borsa Başkanı temsilci seçildi. Havalimanı ve konteyner limanı konuşulmasını istedik ve konuşuldu. Üzerine hemen Cumhurbaşkanı artık geciktirmemiz mümkün değil. Cuma günü ihalesini yapacağız dedi. Ben de anında bunu duyurdum. Ardından Ulaştırma Bakanı Konteyner Limanı ile ilgili çalışmamız sürüyor dedi. Üzerinde çalışıyoruz dedi.
  • Polipropilen tesis yeri ile konteyner limanının yeri çakışıyor. Yapılan çalışmalarla polipropilen tesisinin yerinin orası olmamasına yönelik bir konsensüs sağlandı.. Yakın zamanda Cumhurbaşkanına ulaşabilirsek Mersin’den bir heyet olarak gidip bu konuyu gündeme getireceğiz.
  • Biz yatırıma karşı bir kent olmak da istemiyoruz. O yatırıma kent karşı değil, yerinin farklı bir yerde olması gerektiğini anlatmalıyız. İşte daha önce de vurguladığım gibi buna kent karar veriyor olsa kararı orada yapılmasına yönelik almayacak belki başka yer bulunacaktı. Ancak önemli olan Adanalılar ilk kez Mersinle ilgili iki konuyu gündeme getirdi.
  • Şu anda MTSO, kentin üst sıralarda yer alan kamu kurumu niteliğindeki bir kuruluşu. Biz burada kamuyu temsil ediyoruz. Bir dernek başkanı gibi davranamam. Sorunlara karşı kavga etmemi, siyasi söylemlerde bulunmamı bekleyenler var. Burada ben gayet sorumlu şekilde davranmak zorundayım. Gerekenleri de üslubuna göre söylüyorum. Aklımdan geçen bazı şeyleri de Oda kimliğimi kullanmadan kendi sosyal medya hesabımdan paylaşıyorum.
  • Vatandaşlık görevimizi seçimlerde yapıyoruz. Mersin vermede hep ilk 5’te, 6’da almada ise çok gerilerde. Mersin halkı çok bilinçli olduğundan her şeyi değerlendirip oy veriyor. İşte bizim burada beklediğimiz eğer Mersin’in verdiğine orantılı olarak Mersin’e kaynak aktarılırsa kentte her şey çözülür. Biz yönetenlerden bunu istiyoruz. Verdiği oranda almasını istiyoruz.
  • Lobi gücü deniyor. Mersin kentin en büyük çatı örgütü. En büyük lobi MTSO. İlle lobi yapmak buradan bir otobüsle gitmek Ankara’ya gitmek değil. MTSO Başkanının buradan söyledikleri de bir lobi faaliyetidir. Bu radyo da birçok yerden dinleniyor ve talepleri işte buradan söylüyoruz.
    -Şu anda en önemli sorun işsizlik. Ben kendi sosyal medyamı kendim yönetiyorum. Sosyal medya uzmanlarına bırakmıyorum. Bana başvuran o kadar çok insan var ki. Tüm yazılanları kendim yanıtlamaya çalışıyorum. Başka yerlerden ümitlerini kesmiş insanlar bana sosyal medya üzerinden yazıyor bizi hiç olmazsa belediyeye aldır diyorlar. Belediyenin de bir kapasitesi var. İş imkanları o kadar azalmış ki insanlar da farkında.
  • Kentsel dönüşümle ilgili şöyle bir fikrimiz var. Dün Mimarlar Odası Başkanıyla da görüştüm. Kentsel dönüşüm diye bir yasa var. Çürük bina yıkılıp yerine yenisi yapılsın deniyor. Biz ise kentsel dönüşüm böyle olmaz adalar bazında olur diyoruz. Mersin haritasını yeniden çiz, yolları genişlet, kalan arsalarda bina yapı metrekaresini hesapla. Senin kesmelerinle alan ne kadar küçüldü orada yoğunluk ver. Müteahhit de para kazanacak, mülk sahibine de rant olacak şekilde şehri yeniden düzenle. Yollar genişlesin, denizden dağa doğru açılsın, yeşil alanlar, otoparklar oluşsun. Şehir belki şantiyeye dönüşür ama 3-5 yıl sonra rahat edilir. Çok güçlü müteahhitlerimiz var.
  • Dün Sayın Valimiz bir toplantı yaptı. Aydıncık’taki Aynalı Göl ve Astım Mağarası ile ilgili. Orada biliyorsunuz etrafta derme çatma büfeler var. Oralar için yeni projeler hazırlamışlar. Karşılama ofisleri vs içeren. Toplantıda Mimarlar Odası vardı. Biz, ÇUKTOB gelmiş, MESİAD, MÜSİAD, yani o işle ilgilenebilecek STK’lar, yörenin belediye başkanları oradaydı. Hepsi sunum yaptı. Masanın etrafında tüm dinamikler fikrini söyledi. Ona göre yeniden çalışıldı. İşte böyle olmalı.
  • Bir plan hazırlandıysa şehre de gösterin herkes fikrini söylesin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN