Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

  • DOLAR
    7,9644
  • EURO
    9,5139
  • ALTIN
    463,52
  • BIST
    1.325
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantı döneminin ikinci birleşimi Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında yapıldı. Meclis’in önemli gündem maddelerinden birini gemilerden kaynaklı atıkların alınması hizmetini yerine getirecek olan Atık Kabul Tesisi’nin fizibilitesinin yapılması, kurulması, işletilmesi veya üçüncü şahıslar tarafından da işletilebilmesi için Devlet İhale Kanunu kapsamında ihale edilmesi işlemleri için Büyükşehir Belediyesi adına 12 yıl süreyle Belediye Encümeni’ne yetki verilmesiyle ilgili madde oluşturdu. Başkan Seçer, Mersin’in denizini korumak adına gemilerden oluşan atıkların toplanması işlemine talip olduklarını ifade ederek, denetimler yapıldığını ancak kesilen cezaların caydırıcı olmadığını söyledi. Başkan Seçer, “Biz denizlerimizin kirletilmemesi için her türlü denetimi yapacağız, her türlü tedbiri alacağız. Biz denetimlerden ve atık toplamadan gelen bu parayı istemiyoruz, yani bunun bin katı daha para gelse benim denizim elden gittikten sonra bu paranın hiçbir kıymeti harbiyesi yok” dedi.

“Biz Mersin açıklarındaki tüm gemilerden sintine alımına talibiz”

Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantıda, komisyonlara havale edilen 15 madde görüşüldü. Başkan Seçer, toplantının açılışında Meclis üyelerini sosyal mesafe kurallarına uymaları konusunda uyardı.

Başkan Seçer, Mersin denizinin kirletilmesinin önüne geçmesi için kamuoyu oluşturulması gerektiğini ifade ederken, atık toplama işi için 2023 yılına kadar lisans alan MIP firmasının bu işi yapacak gemiyi bile yakın tarihte aldığını söyledi. Seçer, “Bu konu çok önemli. Bir kamuoyu yaratmamız gerekiyor. Benim bildiğim MIP yakın tarihe kadar açıklarda geçiş yapan gemilerden, Mersin Limanı’na açıklarda demir atıp yük boşaltmak için bekleyen gemilerin dışında gemilerden sintine alamıyordu. Biz tamamına talibiz. Anamur’dan Adana sınırı deniz sınırımıza kadar, Antalya sınırımıza kadar buraları kontrol altına almak istiyoruz. Biz sizlerin desteğiyle Şube Müdürlüğü kurduk, sahillerimizin kirlenme probleminden dolayı. Sadece deniz kirliliği değil;  deniz kirliliğinin sahile vurması ile sahilde yaratılan kirlilikler de bu bizim mücadele kapsamımız içerisinde. Biz Şubat ayında Akdeniz’e kıyısı olan Antalya, Adana, Hatay ve Mersin Büyükşehrimiz olmak üzere ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ortaklığında Temiz Akdeniz Projesi Protokolü imzaladık. Tamamen bölgemizdeki, Akdeniz çanağındaki bu kirlilikle ilgili bir durum” dedi.

“Biz denetimi 2.5 milyon dolarlık helikopterle değil 300 bin liralık drone ile yapabiliyoruz”

Daha önce denetimlerin helikopterle yapıldığını hatırlatan MHP Meclis Üyesi Mehmet Topkara’ya cevap veren Başkan Seçer, daha ucuz yöntemlerle denetimleri sürdürdüklerini ifade etti. Seçer, “Daha önce helikopterle denetim yapılıyordu. Biz o helikopteri kiraya çıkardık, müşterisi çıkarsa hemen satabiliriz. Biz onunla sahil taraması yapmıyoruz. Çünkü denetimle sorumlu olduğumuz koordinatlarımız da belli bizim. Denetimleri 2.5 milyon dolarlık helikopterle yapmıyoruz ama 300 bin liralık drone ile yapabiliyoruz. ‘Sahil taramalarını madem helikopterle yapıyorduk şimdi bu işi yapmıyor muyuz?’ diye bir soru aklınıza gelmesin. Daha ucuza yapıyoruz yani” diye konuştu.

“17 ayda toplam 39 milyon 966 bin TL ceza kesmişiz”

Gerçekleştirilen denetimler sonucu kesilen cezaların bile kirliliğin önüne geçme konusunda caydırıcı olmadığını sözlerine ekleyen Başkan Seçer, “Mehmet Topkara Bey daha önceki dönemde başlatılan denetim çalışmalarından dolayı can yakıcı cezalar ve yaptırımlar kirlenmede caydırıcı oldu dedi. Allah’tan caydırıcı olmuş. Bizim koordinatlarımız çok yetersiz. Biz müracaat ettik, ‘Bunu genişletin’ diye. Sadece denetimli ceza kesme işlemini biz yapmıyoruz; Sahil Güvenlik de yapıyor. Çok dar bir koridorda biz bunu yapıyoruz. 2019; yönetime gelmişiz. 14 gemide 25 milyon 418 bin TL ceza kesmişiz. Bu yıl içerisinde Ağustos ayı sonu itibariyle 7 gemiye 14 milyon 547 bin TL ceza kesmişiz. Toplamda 17 ayda 39 milyon 966 bin TL ceza kesmişiz. Bunlar ceza, yaptırım. Hala kirletiyorlar. Onun için bunu söyledim. Ne kadar ağır tedbir alsan da hala kirletiyorlar. Cezayı kirletenden kesiyoruz. Gemi belli, orada kirleten belli” dedi.

MIP’nin lisansının 2023 yılına kadar geçerli olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “5216 sayılı kanunda çok açık hüküm var. Diyor ki: Bu deniz araçlarından atıkların alınması ve yönetilmesi işi Büyükşehirlere verilmiştir, yetki bizde. Şu anda MIP yapıyor bunu. MESBAŞ yapıyor; serbest bölge. ATAŞ, Petrol Ofisi yapıyor. Bunlar da bu platform ve şamandıralardaki firmalara da hizmet veriyor” diye konuştu.

“Mersin Limanı benim için değerli, içinde çalışan firma değil”

Mersin denizinin temiz kalabilmesi adına yapılacak tesis için Meclis üyelerine destek çağrısında bulunan Başkan Seçer, MIP’den tesis için yer istediklerini ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Seçer, “Şimdi benim sizden istediğim; nasıl bu işi bitireceğiz. Bu tesis çok kolay, basit bir tesis. Öyle gözünüzde büyüttüğünüz gibi girift bir tesis değil. Yapacağınız ünitelerle tertemiz bir su çıkacak. Öyle çok para filan da değil. Ama bu işte çok büyük nema var. MIP’e dedik ki: ‘Siz bu işi bize bırakın, kendi rızanızla vazgeçin’ dedik, ‘Biz bunu alalım ama bize bir yer verin’. Bize yer vermediler. Neden? Çünkü MIP’nin aklı fikri ne kadar çok ciro yaparım. Neticede Mersin’in bir kuruluşu değil. Para burada kazanılıyor, başka ülkeye gidiyor. O dışarıya ne kadar çok para göndereceğine bakıyor. Ama yükünü Mersin çekiyor. Mersin Limanı benim için değerli, içinde çalışan firma değil. Kim çalıştırırsa çalıştırsın. En büyük kirayı getirsin devletime versin, beni hiç ilgilendirmiyor. Hiç oralı olmadılar. ‘2023’e kadar lisans aldık, 2023’e kadar işletiriz’ dediler” diye konuştu.

“Ben Büyükşehir Belediyesi olarak bu işi disiplin altına almak istiyorum”

Başkan Seçer, yer konusunda problemleri çözmek ve gemilerden atık toplama konusunu disiplin altına almak istediklerini vurgulayarak, konuyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gerekli müracaatları yaptıklarını ve olumlu karşılandığını söyledi. Süreci Meclis üyeleri ile paylaşan Başkan Seçer, şöyle devam etti:

“Biz de Çevre Bakanlığı’na gittik. 1 Eylül tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, tüm büyükşehirlerde bu talep doğrultusunda hak elde edildiğini, bizim de bu kanundan faydalanarak bu işlemi yapmak istediğimizi beyan ettik. Bize de cevaben 30 Ekim 2020 tarihine kadar yapılan işlemlerle ilgili bilgi ve belge istendi ve bu alacağımız kararda da bu süreci hızlandıracaklarını yani yardımcı olacaklarını söylediler. Önemli bir gelir elde ediyor liman bu işlerden. Bir gemi geldi, 0-1 groston arası bir gemi. Hiçbir sintine vs. bırakmasa sabit ücret 80 Euro ödüyor ayakbastı parası. Liman alıyor bunu. Ayrıca sintinesini filan boşaltırsa bu artıyor. 1001-5 bin groston arası gemilerde 140 Euro’ya çıkıyor. 5-10 bin arasında 210 Euro’ya, 6 binin üstü 720 Euro. Tabi tatlı kazanç. Bırakmak istemiyorlar. Oysa ki ben Büyükşehir Belediyesi olarak bu işi disiplin altına almak istiyorum. Komisyona çok teşekkür ediyorum. Bu konu enine boyuna tartışılmış ve bize destek verilmiş. Şu anda da sizlerin desteğini istiyoruz.”

“Bir şekilde bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız”

Başkan Seçer, yapılacak tesis için yer arayışında olduklarını ve görüşmeler yaptıklarını sözlerine ekledi ve “Atıklar yeniden ayrıştırılıyor. Biz de disiplin altına alalım istiyoruz. Bunu neden Büyükşehir yapmasın? 12 yıllık encümene yetki aldık sizden. Şunun altını çizeyim. Bu konuşmalar burada kalmasın. 2023 yılında tekrar gündeme getireceğim. 2023 yılında lisans tarihi sona eriyor. Biz bakanlıkla yazışmaları yapıyoruz, bakanlık olumlu yaklaşıyor. Bizim orada yere ihtiyacımız var. MIP buna yüz çevirdi ama MESBAŞ’la görüşüyoruz. Bir başka yöntem bulacağız. Tabi bunlar gümrüklü sahalarda olması lazım. O sıkıntıyı yaşıyoruz. Bir şekilde bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız. Bu işi biz üstlenmek istiyoruz. Ayrıca denetim alanlarının da genişlemesi için Çevre Bakanlığı’nda müracaatımız duruyor. Orada da olumlu cevap aldık.  Biz denizlerimizin kirletilmemesi için her türlü denetimi yapacağız, her türlü tedbiri alacağız” ifadelerine yer verdi.

“Tesisimizi kurdurup bir an önce işlemleri başlatmak istiyoruz”

Mersin Limanı’na bir yıl içinde gelen 5 bin gemiden ancak 3 bininden sintine alınabildiğini ifade eden Başkan Seçer, yetkinin Büyükşehir’e verilmesi ile birlikte tamamını disiplin altına almak istediklerini yineledi. Seçer, “Bu yetkilerin Mersin Büyükşehir Belediyesi eline bakanlık tarafından verilmesi, farklı kurumlara verilmemesi konusunda 2023 önemli. Mersin Limanı’na yılda 5 bin gemi geliyor. Ancak bunun 3 bininin atıkları alınabiliyor. Biz tamamını disiplin altına alalım diye bunları söyledim. MIP bir yer vermedi. Başka bir yerden temin ettik. Bakanlık da bu işte bize yardımcı olacağını, hızlandıracağını söyledi. Gerekli işlemler bittikten sonra hemen tesisimizi kurup ihaleye çıkacağız. Tesisimizi kurdurup bir an önce işlemleri başlatmak istiyoruz” dedi.

“2014’ten bu yana kesilen 50 milyon cezanın 40 milyonu bizim dönemimizde kesilmiş”

Seçer, deniz denetimlerinde kesilen ceza oranlarının yeni dönemde arttığını belirterek, kesilen ceza rakamlarını Meclis üyeleri ile paylaştı. Başkan Seçer, “Büyükşehir Yasası’yla beraber, Mersin Büyükşehir Belediyesi 2014 yılında 1.7 milyon lira ceza kesiyor gemilere. 2015 yılında 1.7 yine. 2016 yılında 1.5 milyon, küsuratları var. 2017 yılında 1.3 milyon. 2018 yılında biraz artmış, 3.9 milyon. Toplamda 5 yıllık süre içerisinde yaklaşık 10.5 milyon lira ceza kesmiş. Yeni dönemle beraber 2019 yılında 25 milyon 489 bin lira. Şu anda içerisinde bulunduğumuz yıl içerisinde, Ağustos ayı itibariyle de 14 milyon 547 bin lira ceza kesilmiş bulunuyor. Yani bizim toplam 2014 yılından bu yana kadar 50 milyon 500 bin lira ceza kesilmiş. Bunun 40 milyonu bizim dönemde, 1,5 yılda hatta 17 ayda. Geri kalan 5 yıllık dönemde de 10 milyon 500 bin lira kesilmiş. Biz tahsil ediyoruz, çünkü gemi kıpırdayamaz. Daha önce söylemiştim: alacağımıza da borcumuza da şahin kuşuyuz” dedi.

“Benim denizim elden gittikten sonra gelen paranın hiçbir kıymeti harbiyesi yok”

Atık kabul tesisini bir an evvel hizmete geçirmek istediklerini ifade eden Başkan Seçer, ekolojik dengeyi ve doğayı korumak istediklerini sözlerine ekleyerek konuşmasını tamamladı. Seçer, “Bu yetkileri biz alalım, Çevre Bakanlığı’na rica edin, biz oraya müracaat ettik. Şimdi Çevre Bakanlığı bu konuda da bir çalışma yapıyor. Baktı ki burada bir gelir var, yeni bir yasal değişiklik yapıyor, çalışıyorlar bildiğim kadarıyla. ‘Bunun bir kısmını bize gönderin’ diye. Ama tamamını, bu Doğu Akdeniz çanağının bizim sınırlarımızda kalan bütün alanları gerçekten bize versinler. Biz de tabii ki filomuzu genişletelim, gerekli denetimleri daha iyi yapalım ve gelirimizi artıralım. Gelirimizi artırmak yanlış bir terim olabilir. Biz bu parayı istemiyoruz, yani bunun bin katı daha para gelse benim denizim elden gittikten sonra bu paranın hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Yani dünyayı yok ediyoruz, ekolojik dengeyi alt üst ediyoruz” diye konuştu. Konuşmaların ardından madde oy birliği ile kabul edildi.

Mezitli Küçük Sanayi Projesi görüşüldü

Toplantıda, Mezitli İlçesi’nde yapılması planlanan “Küçük Sanayi Projesi”ne ilişkin bakanlıktan acele kamulaştırma kararı alınmasına ilişkin madde de görüşüldü. Başkan Seçer, sanayi sitelerini önemsediklerini vurgulayarak, Mezitli’nin yanı sıra Akdeniz ve Toroslar ilçelerinde de sanayi sitelerine ihtiyaç olduğunu, farklı meslek gruplarından bu yönde talepler geldiğini söyledi. Başkan Seçer, şunları söyledi:

“Şu anda Mezitli’yle iş bitmez. Çok talep var, Akdeniz’de mutlaka Nazım Plan bittikten sonra, uygulama planından sonra bir çalışma yapmak lazım. Toroslar’da daha önce de gündeme geldi. Daha önce sanayi alanı olarak işaretlenmiş bir yer, konuta dönüştürüldü orada. Bizden önceki süreçte olan konular. Orayla ilgili yeni bir çalışma yapmak lazım. İşler tabii ki ne kadar gayret ederseniz edin çok süratli yürümüyor. Bunu da görmek lazım. Aslında hepimizin bu işi önemsememiz gerektiğini düşünüyorum. Çok sıkıntılı, size de geliyordur. Diğer başkanlarımıza da ilçelerde de var bu durumlar. Özellikle ihtisas sanayi bölgeleri ya da daha doğru bir tabirle mesleki anlamda ihtisas sanayi siteleri diyelim. Yani mobilyacılar, hurdacılar, oto tamircileri gibi birçok farklı meslek grupları bize taleple geliyorlar. Bu konuya da ilçe belediyelerimizin hassasiyet göstermesini Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ben de istiyorum.”

“Acele kamulaştırma yapacağız”

Mezitli Küçük Sanayi Projesi’ne ilişkin prosedürü farklı işlettiklerini ve işleri süratli bir şekilde yürütmek istediklerini belirten Başkan Seçer, “Yalnız bu süreç içerisinde biz hızlanması için belki de prosedürü farklı işlettik. Sizin işlerinizin aksamaması için bu sürede gerekli işlemleri süratle yapmanız lazım. Zaman kazanma adına aslında daha önce yapılması gereken işler vardı. Orada plan değişiklikleri oldu vs. Şimdi acele kamulaştırma yapacağız. Tabi bir süreç alacak bu. Bunu hızlandırmak için yaptık. Oysa sizinle bir protokol yapmamız gerekiyordu. Yani o yapı önemli. O işlemler önemli ve bu işlemleri de bir an önce gerçekleştirmemiz gerekiyor. İleride tıkanmama adına. Bunu da belirtmiş olayım” diye konuştu.

Toplantıda Akdeniz Belediye Meclisi tarafından kabul edilen Çankaya İlkokulu alanındaki 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle ilgili Meclis üyeleri arasında farklı tartışmalar yaşandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Seçer, “Burada alınan kararın kamuoyunun vicdanında kabul görmesi lazım. Bu endişeleri ortadan kaldıralım” dedi.

“Biz alelacele bir şey yapmadık”

Çankaya İlkokulu alanındaki imar değişikliğini Meclis üyeleri tarafından yeterince tartışıldığını vurgulayan Başkan Seçer, şunları söyledi:

“Biz alelacele bir şey yapmadık. Bu teklif, 1 Eylül tarihinde Akdeniz Belediyesi’nde kabul edilmiş ve bize gelişi 2.9.2020, yazı işlerimizde 4.9.2020’de işlem görmüş. Hatta bu gündeme alınmamış bu süre içerisinde, İmar’da beklemiş. Sonra Akdeniz Belediyesi’nin imar şubesi tarafından İmar’a gündeme alınması konusunda telkinde ya da uyarıda bulunulmuş. Eğer bu işlemi yapmaz isek bunu önergeyle yapacaklarını söylemişler, yani acele eden biz değiliz. Ben 8 Eylül günü geldim bu masaya oturdum, önüme bir önerge geldi. Ama ben bunu gündeme almıştım. Neden almıştım? Böyle gereksiz konularla tartışma açıp meşgul etmeyelim dedim. Israrla istiyor. Acele eden ben değilim. Normalde de şunu yapıyorum; ilçe belediyelerinden gelen teklifleri bir tartışma konusu olmasın diye zaman yitirmeden gündeme alıyorum. Şimdi burada zaman konusunda komisyonu sorgulayacaksınız. Yani iki-üç günde neden alelacele tartıştınız, getirdiniz? Bu başka bir tartışma konusu.”

“Bir an önce orayı yapalım, kente kazandıralım”

Aslında tartışmanın işin esası değil, işin usulü olduğunu dile getiren Seçer, şöyle devam etti:

“Bu konuyla ilgili Muhittin Bey benimle görüştü, anlattı. ‘Çok makul’ dedim. Orayı güzel restore edip, bir kreş yapalım. Bir vesile ile Vakıflar Bölge Müdürü’nün bizi ziyaretinde bu konu gündeme geldi. Lütfen bunu 1/5000’liğe uyduralım. Neden? Akar, bir de hayrat konularını bana anlattı. Eğer akar olursa, biz kendisinden talep ediyoruz, sıcak bakıyor. Daha Akdeniz Belediyesi yok gündemde. Biz başka konularda görüştük Bölge Müdürlüğüyle, Eshab-ı Kehf konusu da gündeme geldi. Masadan ayrılırken bu konuyu imar müdürümüze aktardım. ‘Burayı alacağız, kreş yapacağız ve gerekli imar değişikliklerini yapalım’ diye kendisine söyledim. Bir müddet sonra Sayın Gültak ile bir araya geldiğimizde bu konu gündeme geldi. ‘İster beraber çalışalım, benim de niyetim’ dedi. Aynı bizim niyetimizden bahsetti ama ‘benim bölgem, ben yaparsam mutlu olurum’ dedi. Şimdi orada ben şunu söyledim: ‘tabii ki siz yapın’. Neticede burası korunacak, usulüne uygun korunacak, dokusuna uygun korunacak. Buraya kadar bu hususta benim yaptığım bu. Ama şunu görüyorum. Ben Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Bu konunun serencamını Sayın Gültak biliyor. Bu konu kendi meclisinde gündeme gelmeden önce aslında benimle paylaşılsa, çok daha rahat, bu tartışmalara neden olmadan, kamuoyunu da boş yere meşgul etmeden, spekülasyonlara da neden olmadan hallolabilir. Bizim bu konuda pek bilgimiz yoktu. Dediler ki, böyle bir konu geldi. Hayırlısı olsun, böyle de çıktı, kabul edildi, hayırlısı olsun. Üstünden birkaç gün geçti, Akdeniz Belediyesi çok ısrar ediyor, ‘bunu gündeme alın’ dediler, ‘alın’ dedim. Ama geç kaldık, gündemi yayınladık. ‘Peki’ dedim, gelecek aya kalsın. ‘Israrla önerge veririm’ diyorlar. Ben dedim ki, ‘yeterince Meclis’i geriyoruz, böyle gereksiz bazı hususlara hiç gerek yok, ben bunu gündeme alacağım, önerge falan da vermesin, komisyon bunu tartışsın’. Bizim buradaki rolümüz budur. Bizim niyetimiz orayı usulüne uygun şekilde restore etmek, orayı bir anaokulu yapmak. Bizim yapmak istediğimiz buydu. Şimdi burada tartışılan teknik konular da var. Sayın Başkanlar da söyledi, İmar Komisyonu üyesi arkadaşlarımız da söyledi. İşin usulüne uygun olabilmesi için belki orada ne proje yapılacaksa, hem Meclis bilgilenirdi, herkes bu konuda hemfikir olurdu, süratle bu kabul olurdu. Ama bunu yapmadan önce Koruma Kurulu’ndan da bu projenin herhangi bir sıkıntı yaratmayacağı, taraflarınca onaylanacağı görüşünden sonra bunu Meclis’e getirseydik çok daha iyi olurdu diyoruz. Biz orası restore edilmesin, orası çürüsün kalsın, orada bazı yasadışı işler olsun ya da çirkin bazı şeyler kulağımıza geliyor gibi bir şeyimiz yok. Bir an önce orayı yapalım, kente kazandıralım diyorum.”

Seçer: “Endişeleri ortadan kaldıralım”

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Muhammet Gültak’a seslenen Seçer, “Siz bir proje çalıştım dediniz, projeyi çalışın. Bazı kaygılar var. Taks sıfır 30 diyorlar bu binanın, ki bu tescilli bina. Doğru oraya bir çivi bile çakamazsınız, yıkamazsınız da, hiçbir şey yapamazsınız. Ama taks 50 olarak bu planda var. Ama ben Sayın Tat’a da sordum. Siz yeni bir bina yapabilir misiniz? Yapabiliriz ama Sayın Gültak ‘yapmayacağım’ diyor. Söz uçar yazı kalır. Plan, proje yapılsın, arkadaşlarımız yardımcı olsun. En azından kamuoyunun da böyle bir endişesi varsa gerek kalmasın. Kamuoyunun şöyle bir endişesi var; bina yapılmış yapılmamış meselesi değil. Meclis’in bu işe onay vermesi vermemesi meselesi değil. Tamam burada sayısal üstünlük vardır, bu tarafa aittir, bu tarafa aittir, iki taraflı konuşuyorum. Burada alınan kararın kamuoyunun indinde, kamuoyunun vicdanında kabul görmesi lazım. Bu endişeleri ortadan kaldıralım” dedi.

Seçer, amacının bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Şimdi oyladık kabul edildi, kamuoyunda bu tartışılır, tartıştırmaya gerek yok. Ben diyorum ki, bunu bekletin, bunu çekin, projeyi hazır edin, gerekli işlemleri yapın. Süreç öyle de devam edecek, böyle de. Yani başta yapacağımızı yapalım. Biz anladığım kadarıyla sonda yapacağınızı şimdi yapıyoruz. Siz sürece devam edin. Biz ‘yapmayın’ demiyoruz. Onaylatın, sonra komisyona havale edelim, o zaman gelsin buradan oybirliği ile geçsin, kamuoyu da meşgul olmasın. Yarın manşetler; Çankaya İlkokulu yıkılacak, şöyle olacak, böyle olacak. Siz söylediniz, ‘bilinçli olarak manipüle ediliyor’ dediniz. Kamuoyunun vicdanını da rahatlatalım, kamuoyunun endişesini de giderelim.”

Meclis’e getirilen teklifin tekrar görüşülmek üzere komisyona iadesi oy çokluğuyla reddedildi. Teklif, komisyondan geldiği gibi oy çokluğu ile kabul edildi.

“Meclis bitmeden bu tabloyu görmek istemezdim”

Meclisin dilek ve temenniler bölümüne geçildiğinde bazı meclis üyeleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı uzaktan eğitim modeliyle bir kısım öğrencinin teknolojik cihaz ve internet altyapısı sıkıntı yaşadığını dile getirdi. O sırada meclis üyelerinin bir kısmı toplantı bitimini beklemeden salondan ayrıldı. Salonda kalan meclis üyeleri bu tablodan rahatsızlık duyduklarını söyledi. Başkan Seçer, Cumhur İttifakı’na mensup meclis üyelerinden Divan Katipleri dışında yalnızca iki kişi kaldığını ve ilçe belediye başkanlarının dahi toplantı bitimini beklemediğini söyledi. Seçer, söz konusu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, “Aslında ben de meclis bitmeden bu tabloyu görmek istemezdim. Ben de sitemimi dile getireyim. Hiçbir belediye başkanı da yok” dedi.

“Merkezi hükümetin makro anlamda bir perspektif çizerek yapması gereken bir çalışmaydı”

Başkan Seçer, uzaktan eğitim modelinde öğrencilerin yaşadığı sıkıntılara da değindi. Bazı ilçe belediyeleri bu konuda çalışma yürütse de asıl çalışma yürütmesi gereken kurumların ilgili bakanlıklar olduğunu belirten Başkan Seçer, “Bu konu merkezi hükümetin bu süreç devam ederken, daha önceden makro anlamda bir perspektif çizerek yapması gereken bir çalışmaydı. Şu anda sıkıntılar var. Ben de gidiyorum, mahallelerde hakikaten bu soru geliyor. Yani çocuklar yanımıza geliyor. Hafta sonu Silifke’deydim, orada da geldi çocuklar. ‘İnternet altyapımız yok’ dediler, ‘burada internete erişemiyoruz, tabletimiz yok, nereden bu online eğitimi alacağız’ gibi sorular soruyorlar. Ben Büyükşehir Belediyesi olarak arkadaşlarımızla yaptığımız toplantıda şunu söyledim, bireysel talepler geliyor. Yani çok yoksul aileler. Bunların tabii ki araştırmasını yapıyoruz. Onlara, öngördüğümüz ailelere yardımlarımızı yapıyoruz ama geniş, büyük bir çalışma. Mersin’in tüm tablet ihtiyacını, internet altyapı ihtiyacını karşılama gibi bir vizyonumuz ya da gücümüz, bütçemiz yok. Bunun tamamen ilgili bakanlıkların, kurumların yapacağı bir çalışma olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN