Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

  • DOLAR
    7,6349
  • EURO
    9,0005
  • ALTIN
    470,29
  • BIST
    9,8081
Avukat Mehmet İlker Yalçın
Avukat Mehmet İlker  Yalçın
ata.hukuk@hotmail.com
BAROCULUK
  • 13 Eylül 2020 Pazar
  • +
  • -

Malum son zamanlarda en çok tartışılan konulardan birisi barolar ve çoklu baro…

Bir de bu gündemin üzerine terör suçundan yargılanıp ceza almış bir avukatın ölüm orucu sonucu vefatı tuz biber oldu…

Gündemi bu kadar meşgul eden bu iki olayın üst üste gelmesi tevafuk mudur rastlantı mı bilemem… ama bildiğim şeyler de var tabi…

Mersin Barosu’nun kurumsal kimliği ile kendi internet sitesinden ve gerekse de basın yolu ile son olayda yapmış olduğu açıklama, baroya kaydı olan bütün avukatların sesi ve nefesi midir? İrdelenmesi ve açıklanması gereken soru bence budur.

Kendi adıma yanıt verecek olursam, en azından benim sesimi ve nefesimi yansıtmayan bir açıklama yapılmıştır.

Terör suçundan yargılanan ve hüküm giyen, güvenlik güçlerince bir dolabın arkasındaki duvarın içinde gri listede aranan bir terörist ile yakalanan merhum meslektaşın adil yargılanma hakkı bahane edilerek bayraklaştırılması ve adeta bir demokrasi şehidi gibi lanse edilmesi kabul edilemeyecek bir durumdur.

Kanaatimce kaygı ile düşünülmesi gereken husus; hukuk fakültesi mezunu, avukatlık mesleğini seçecek kadar aklı başında birinin nasıl olup da bir terör örgütünün talimatı ile ölüm orucu denen ucube eylemi ortaya koyduğu ve hayatından vazgeçtiğidir.  

Baro seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde baroya kayıtlı hiçbir avukatın şaşırmadığı bu basın açıklaması adeta bir furya başlatmış; bu açıklamaya katılmayan, bu açıklama gibi düşünmeyen her avukat adeta mesleğe ihanetle ve hatta faşistlikle suçlanır olmuştur.

Mesleğimizi icra ederken giydiğimiz cübbeler düğmesizdir. Bunun anlamı avukatın hiçbir gücün önünde cübbesini iliklememesi gerektiğidir. Avukat hak ararken siyasi erkin önünde cübbesini iliklemediği gibi, terör örgütünün önünde de cübbesini iliklememeli, ram olmamalı ve talimat almamalıdır.

Bir taraftan çoklu baroyu savunan meslektaşlarınızı adeta siyasi erke ram olmakla talimat almakla cübbe iliklemekle suçlayacak ve tahkir edeceksiniz, diğer taraftan da terör örgütünün talimatı ile başlattığı ölüm orucunda vefat eden meslektaşı bayraklaştıracaksınız…

Bir taraftan çoklu baro, baroya siyaset sokar diyerek algı ve kamuoyu oluşturacaksınız, diğer taraftan da baro seçimlerine giderken biriniz bir partinin il başkanından, diğeriniz de aynı partinin milletvekilinden ve belediye başkanından destek alacaksınız…

Kimse karnından konuşmasın, kimse kimsenin aklı ile alay etmesin…

Barolar maalesef siyasidir ve meslek örgütü olmaktan çok, bir partinin ve ideolojinin arka bahçesi halini almıştır … Mersin Barosu da diğer barolar gibi dibine kadar siyasetin içine batmıştır…

Hatta o kadar siyasidir ki; partinizden olmayan birisi baro başkanı olduğunda eczacılar odasından tutunda aklınıza gelebilecek ne kadar meslek örgütü varsa hepsinin yönetim toplantılarında ve nihayetinde siyasi parti himayesinde “Baro nasıl kurtulur?” toplantıları düzenlenmiş, çözüm olarak da sol oyların bölünmemesi için aday belirlemek adına ön seçim yapılması kararı alınmıştır.

Bulunan bu çözüm o kadar demokratiktir ki; ön seçime katılmayıp ben adayım diyen avukat hainlikle suçlanmakta, dolaylı olarak toplum baskısı ile seçilme hakkı da elinden alınmaya çalışılmaktadır.

Bir avukat olarak özlemini çektiğim baro, siyasetten ziyade meslek sorunları ile uğraşan, mesleği bir adım ileri götürmek için, meslektaşların sorunlarını çözmek için mücadele eden, gerçekten meslek örgütü olan barodur.

Yoksa inanın ki; Alman malı lüks otomobilinizi miting alanına en yakın otoparka park edip İtalyan takımlarınız, güneş gözlükleriniz ve en burjuva halinizle 1 mayıslarda gariban işçinin yanında pankart taşımanız ve sosyalist pozlarınız size çok yakışıyor…   

Sosyal Medyada Paylaşın: