Mersin'in en çok dinlenen radyosu Radyo Ülkü'nün resmi haber portalıdır. Bu sitede Mersin haberlerine ulaşabilirsiniz.

  • DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    9,7897
SERKAN TULTAK
SERKAN  TULTAK
ulku@radyoulku.com
YILLAR GEÇTİ, DEPREM GERÇEĞİ DEĞİŞMEDİ
  • 16 Ağustos 2020 Pazar
  • +
  • -

Yıllar önceki yazımı, bugün kopyalayıp yapıştırsam hiçbir şeyin değişmediğini, yine aynı şeyleri yazacağımı görürüz.
Haydi gelin yapalım ve 17 Ağustos 2016 yılında yazdığım yazıyı, hiçbir yerine dokunmadan aynen koyuyorum buraya.


17 Ağustos 1999 Marmara depremi, Türkiye’deki deprem gerçeğini ve acısını ortaya çıkarmıştı.
Bundan yeteri kadar ders almadık.
Öyle ki bugün Türkiye’de 17 milyon 661 bin 690 konuttan sadece yüzde 42’sinin deprem
sigortası bulunuyor.
Başımıza gelmeden anlamıyoruz.
Ülkemiz bir deprem ülkesidir.
Ancak buna rağmen bazı gerçekleri işte böyle acı günlerin yıl dönümlerinde hatırlıyoruz.

Pek konuşulmayan Mersin de aslında bir deprem kuşağında yer almaktadır.
2012 yılında bir jeoloji mühendisi ile yaptığım röportajda;
“Mersin de önemli deprem kayıtları var. Kentin Güney bölümlerinin zemini alüvyon olması ve binaların yüksek katlı olması tehlikeye davetiye çıkarmaktadır. Doğu bölümleri ise 1 – 2 katlı binalardan oluşmasına rağmen statik hesaplardan ve zemin etüdünden yoksun olarak inşa edildikleri için buraların da olası depremlerden etkilenebileceği gerçeği vardır.” demişti.
Böylesi önemli bilgileri göz ardı etmek mümkün değildir.
Alınacak derslerde bilimin ışığında hareket etmeliyiz.

Mersin’in depremselliği pek dikkate alınmıyor.
Sanki geçmiş yıllarda bu bölgede hiç yıkıcı deprem yaşanmamış gibi davranılıyor.
Tarihi gerçekler değişmez.
Yaşanmış olaylarda unutulmaz.
Yine aynı mühendis ile yaptığım röportajın şu bölümü Mersin’in depremselliğini ortaya koyma
açısından önemliydi:
“Mersini etkileyebilecek faylar, doğuda Doğu Anadolu, Karsantı-Karaisalı, Yumurtalık-Karataş Fayları… Kuzeyde Ecemiş Fayı ve kuzey-kuzeybatıda Namrun Faylarını sayabiliriz.
Bu fayların önemli depremler ürettiği kayıtlarda vardır. Buralarda meydana gelebilecek büyüklüğü 7 ve üzerindeki bir depremlerin Mersinin Güney bölümlerini, zeminin alüvyon olması ve binaların yüksek katlı olması nedeniyle etkileyebileceği görülmektedir. Ülkemizde, tarih boyunca birçok deprem meydana gelmiştir ve yine meydana gelecektir. Jeolojik verilerin, Ülkemizin depremselliği ile ilgili ortaya koyduğu gerçekler bize bunu söylemektedir. Elbette insanoğlunun gücü depremi önlemeye yetmez. Bugünkü teknoloji ile depremin yerini önceden tahmin edebilmek mümkün olsa da tarih ve saat söyleyebilmek mümkün değildir. Depreme her an hazırlıklı olarak, depremin meydana getireceği can ve mal kaybını mümkün olan en düşük seviyeye çekebilmenin yol ve yöntemlerini geliştirmektir.”

Yıllardır bu gerçekler anlatılır…
Ne kadar dikkate alındığını görüyoruz.
Gerek Türkiye gerekse de Mersin deprem kuşağında yer almaktadır.
Bu gerçeği bilerek hareket etmeliyiz.


Var mı değişen bir şey?
2016 yılından aynen aktardım ve sizde gördünüz ki, yıllar geçiyor deprem gerçeği değişmiyor.
Yazılan yazılar bile!

Serkan TULTAK
17.08.2020 serkantultak@gmail.com

Sosyal Medyada Paylaşın: