
| NEDEN MERSİN; NEDEN POLİSEVİ? |
Mersin’de yaşanan terör saldırısından sonra, “Neden Mersin; Neden Polisevi?” sorusu gündeme geldi.
Mersin’in yapısı ortada.
Son zamanlarda artan kontrolsüz ve düzensiz göç ile ne denli kritik bir il olduğu ortada.
Aramıza kimlerin karıştığını tam olarak bilmiyoruz. Bu gerçeği niye ısrarla kabul etmiyoruz!
Bitmiş bir terör örgütünün, cılız ve etkisiz, “ben hala varım” demesi için seçilebilecek kentlerden biri olduğu ortada.
Milli Savunma Bakanı da, bu saldırı planının sınır ötesinden yapıldığını kaydetti.
Tüm bunları düşündüğümüzde Mersin önemli bir şehir.
Ama geçmiş yıllara göre de daha kalabalık ve karışık bir şehir.
Mersin güvenli bir şehir mi?
Bu bir soru!
***
Neden Polisevi…!
Saldırı için polisevinin seçilmiş olması zaten acizliklerini ve bitmiş olduklarını ortaya koymaya yetti.
Planları tutmadı…
Bir polisimizi Şehit ettiler ama Kahraman Şehit Polisimiz Sedat Gezer, ağır silahlara ve ateş üstünlüğüne rağmen hem içeri girmelerine engel oldu hem de bir teröristi etkisiz hale getirerek olayın büyümesine izin vermedi.
Gece Kartallarımıza da (Bekçiler) ayrı bir pencere açmak lazım.
Sesleri duydukları an, buldukları bir araçla olay yerine gelmeleri, yine teröristlerin beklemediği bir durumdu.
Peki neden Bekçilerimizin aracı yok?
Motosiklet veya benzeri bir taşıt dahi verilemez mi?
Böylesi bir olayda bir tabanca yeter mi?
“Emniyet Teşkilatımızın araç sayısı, araçların hali, model ve yaş durumları, ayrıca en önemlisi personel sayısı yeterli mi?” Soruları da sorulabilir.
***
Polisevleri güvenli mi değil mi, sorusuna en iyi cevabı yetkililer verecektir.
Ancak terörist ilk kurşunu sıkmak için tam 1 dakika yürüyerek, etrafı kol açan ederek, iki kişi oldukları ve diğer kişinin de çantası varken, birde ağır sırt çantaları görünerek, silahını gizlediği anlaşılarak geliyor.
Maalesef kulübeye yaklaşıyor ve ateş ediyor.
Kimse bana, “Normal vatandaş zannedildi” demesin.
Normal vatandaş, yolunu kaybetmiş bile olsa o şekilde gelmez.
Burada özeleştirimizi de yapmalıyız.
Bunu söylerken 12 saat nöbet olmaz; olmamalı.
Beni bir odaya koysanız, “12 saat burada duracaksanız” deseniz, bir süre sonra ya telefona dalarım ya bir şeyler yerim ya da bir şeyler izlerim…
Yani 12 saat boyunca benden pür dikkat nöbet tutmamı beklemeyin.
Bu mümkün değil.
Otobüste yolculuk bile ederken, 4 saatte bir mola verilir, insanlar iner, dolaşır ve şoför de değişir.
İnsan olduğumuzu unutmayalım.
***
Zafiyet var mı?
Neden Mersin?
Bu kadar nasıl içeri girdiler?
Neden Polisevi?
Halkın içindeyim; Bu soruları çok duydum.
Emniyet Teşkilatımız büyük bir kurumdur.
Askerimiz, Polisimiz ile tüm Güvenlik Güçlerimiz bu ülkeniz göz bebeğidir.
Eminim bu soruları onlarda sormuş ve gerekli tespitleri yapmıştır.
Nihayetinde kimse böyle bir hadisenin yaşanmasını istemez.
***
O gece bilgi akışı yeterli değildi.
Ne Mersin Valiliği ne de Mersin Emniyet Müdürlüğü sağlıklı, doğru ve hızlı bilgi akışını bize sağlayamadı.
Olayın sıcak olması…
Saldırının şekli elbette bazı şeyleri sınırlı tutabilir.
Ama sosyal medyayı bunlar tutmadı.
Her görüntü yayıldı.
Her ses yayıldı.
Bunların çoğu yanlış bilgiye dayanıyordu.
Bazı sorumsuz sosyal medya hesapları, haber grupları ve portallar önlerine gelen haberleri süzgeçlerinden geçirmeliydi. Bunu yapmadılar ve her gelen görüntüyü paylaştılar.
Büyük bir sorumsuzluk örneği gösterdiler.
Adı haber sitesi, grup, topluluk ne ise daha dikkatli olmaları gerekiyordu.
Doğru bilgi akışı olmayınca herkes kendince yorum yaptı.
Şayet doğru ve hızlı bilgi akışı olsa idi, biz basın mensupları bu bilgi kirliliğini önlerdik.
***
Bazen acı tecrübeler büyük bedeller ödetir.
Biz ülke olarak çok badireler atlattık.
Bitti mi?
Bitmedi, bitmeyecek ama bir adım öteye de gidemeyecekler.
Bunun için sağduyu ve birliğe ihtiyacımız var.
Tüm kurumların iş birliği ve uyum içinde olması lazım.
Terörü lanetlemek yetmez; ona fırsat verenlere de izin vermemek lazım.
Bu ülkede ne kadar hain varsa, bilin ki onlardan bin kat daha fazla bu ülkenin sevdalıları, milliyetçileri, vatanseverleri var.
Bir olay bizi yıkmaz, bilakis daha da güçlendirir.
Bir Kahraman Şehit toprağa düşer ama asla ÖLMEZ.
Serkan TULTAK30.09.2022 serkantultak@gmail.com