Türkiye ve Mersin de gelişen olaylardan anında haberdar olabilirsiniz. Yeni haberler için sayfayı yenileyin.

  • DOLAR
    5,3408
    % 0,08
  • EURO
    6,0809
    % 0,08
  • ALTIN
    213,3969
    % -0,02
  • BIST
    91.386,52
    % 1,48
Bektaş Adıgüzel
Bektaş  Adıgüzel
info@bektasdiguzel.com
MERVAN YEZ-İT’E LANET
  • 497
  • 06 Kasım 2018 Salı
  • +
  • -

Hicretin 3. yılı, Ramazan ayının on beşinde dünyamızı şereflendirmişti. Onunla birlikte vahyin indiği ev, ilk kez bebek çığlıklarıyla doldu.

Evet!.. Nebi Ciğerpâresi Hz.Fatıma’nın ilk doğum neşesiydi O. Hz.Haticetü’l-Kübra’nın dünya gözüyle göremediği gönül meyvesiydi. Akika kurbanını bizzat Âlemlere Rahmet Dedesi (sav) kesmişti ve yine O okumuştu ezanını. Sonra eğilip ismini üfledi kulağına. “Senin adın Hasan’dır” demişti. Zira ismiyle müsemma “Güzellik” idi O. Vurgulu, kâmil bir güzellik…

Keza İlmin Kapısı olan Babasına, Ona atfen “Ebu’l-Hasan” denilmişti. Raviler Peygamber Efendimize en çok benzeyen kişinin Hz.Hasan olduğunu aktardılar hep. Sadece hilkati değil, ahlâkı da Muhammedî idi. Dedeciğinin (sav) diliyle “Nübüvvet Evinin Oğlu” idi. Cennet Gençlerinin Efendisi… Fahr-i Kainat (sav), Onu “İnci” ile remzetmişti. Evet, inciydi O. Güzelliğiyle, hakikatiyle ve dahi şanıyla sedefler ardınca mahfuz olan güzellik… Ve Müctebâ’ydı. Dedesinin ‘Mustafa’ oluşuna nispetle o da “Seçkin” kılınmıştı.

Oysa böylesi bir Safer ayının 28. gününde şehit edildi. Devrin yöneticisi olan Muaviye bin Ebu Süfyan, Onun varlığını kendisine tehdit saydığı için Hz. Hasan’ı elmas tozları kullanarak zehirletti. Yeryüzünün en sert maddesi, binlerce bıçak olup boğazından ciğerlerine inene değin Nübüvvet Reyhanının tüm iç organlarını pareleyerek şehit etmişti.

Son nefeslerini kardeşi Hz. Hüseyin’in kollarında verirken, ağzından ciğerleri dökülüyordu liğme liğme. O, Güzelliğiyle ve Hakikatiyle inci misali sedefler ardındaydı ya; acısı ve yarası da teninde gizlenip bâtında kaldı. İnsanlığa bıraktığı o eşsiz miras gibi… Evet!.. İki Müslüman topluluğu barıştırabilecek ilkeleri vaaz eden yegane Güzellik idi. Sulhun ve İrfanın Kapısıydı. Onun canı bahasına inşa ettiği hikmetin sedefini aralayıp içindeki güzelliği görememiş olan ümmetin hali ortada. Her alt-kimlikten Müslümanlar, etnik-ideolojik-hizipsel-mezhebî gerekçeler sunarak hem kendi içlerinde hem de diğer Müslümanlar ile çatışma halindeler. Sulha ve birliğe her zamankinden daha fazla muhtaç olduğumuz şu günlerde açtık ellerimizi Rabbimize…

“Âlemlere Rahmet kıldığın Nebi’nin (sav) Ümmeti olmakla bizleri şereflendiren Rabbimiz!.. Habibin ve Onun Sevdiklerinin hürmetine bizlerin nankörlüklerini affeyle!.. Bize gönderdiğin dine Sen ‘Barış’ adını koymuşken; bizler birbirimizle boğaz boğazayız. Seçkin kıldığın Hz. Mücteba’daki Sulh ve İrfandan bizleri nasiplendir! Basiretimizi aç ki; Onun kaleme aldığı Barış İlkelerini hakkıyla okuyalım.

Kendimizle ve kardeşlerimizle ‘Barış’a uzanalım.” Allah’ın selâmı ve rahmeti doğduğu gün, şehit edildiği gün ve hesapların sorulacağı bir vakitte yeniden ayağa kaldırılacağı gün Hz. Hasan Efendimizin ve Onun Pek Ceddinin üzerine olsun!. Kıymetli can ağabeyiz Ahmet Turgut uyandırdı BİZLERİ O’NUN (ks) ŞEHADET YIL DÖNÜMÜ… Rabbim bizleri Resul ve onun pak Ehl – i Beyti ile haşr etsin…Ömrümüzü bereketli sağlıklı kılsın.

Sosyal Medyada Paylaşın:
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM